Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/2338 E. 2010/883 K. 17.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2338
KARAR NO : 2010/883
KARAR TARİHİ : 17.02.2010

…’ı müstakil faili belli olmayacak şekilde kangütme saikiyle taammüden öldürmekten sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …, izinsiz silah taşımaktan sanıklar …, … ile …’in yapılan yargılanmaları sonunda: sanıklar Celal, …, …’ın hükümlülüklerine, diğer sanıklar …, …’in beraatlerine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.06.2008 gün ve 61/137 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar …,… ile müdahiller …, …, … ile … taraflarından istenilmiş, sanık … duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanıklar ile müdahillerin temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Hazırlık aşamasında Jandarma ve Cumhuriyet Savcısı tarafından yeterince Türkçe bilmemeleri nedeniyle tercüman vasıtasıyla ifadeleri alınan sanık … ve …’nın, 28.04.2006 tarihli duruşma sırasında iddianamenin okunması ve CMK.nun 147. maddesindeki haklarının hatırlatılmasının tercüman aracılığı ile yapıldığının belirtilmesine rağmen, tercümanın açık kimliğinin tesbit edilmemesi ve yemininin yaptırılmaması, savunmalarının da tercüman vasıtasıyla alınıp alınmadığının duruşma tutanağına yazılmayarak 5271 sayılı Yasanın 62, 53, 54, 57, 58 ve 64/6. Maddelerine aykırı davranılması,
2- 01.02.1990 doğumlu olan sanık …’ın 18 yaşını doldurduğu tarihten sonra yapılan 07.02.2008, 28.02.2008, 10.04.2008, 30.04.2008, 13.05.2008, 29.05.2008 tarihli duruşmaların açık olarak yapılması gerekirken, herhangi bir neden gösterilmeksizin, duruşmaların kapalı olarak yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 182. maddesine aykırı davranılması,
3- Sanık … alınan savunmalarında maktulü öldüren kişinin kendisinin olmadığını, oğlu olan …’in yalnız başına giderek maktülü öldürdüğünü daha sonra öğrendiğini söylediği, sanık … ise alınan savunmalarında maktülü kendisinin ateş ederek öldürdüğünü söylediği halde, sanık …’nin tasarlayarak kan gütme saiki ile adam öldürme suçundan mahkum olduğu, sanık …’in ise
tasarlayarak kan gütme saiki ile adam öldürme suçundan beraat ettiği, suçu üstlenmekten mahkum olduğu, sanıklar müdafiinin de temyiz dilekçesinde sanık …’in suçunun sübut bulmadığını, adam öldürme suçunu işleyen sanığın … olduğunu bildirmiş olması karşısında;
5271 sayılı CMK.nun 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38. maddeleri uyarınca aralarında menfaat zıtlığı bulunan sanıklar… ve …’a ayrı ayrı müdafii tayin edilerek savunmalarının alınması gerekirken, sanıkların aynı müdafii huzurunda savunmalarının alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
4- Vekilleri vasıtasıyla kararı temyiz eden müdahiller Mahfuz, Masum, … ve …’ın sanıklar hakkında 10.10.2005 tarihli iddianame ile açılan davaya müdahilliklerine karar verildiği halde, 10.01.2008 tarihli ek iddaname ile sanık … Baz hakkında “suçu üstlenme ve suç delillerini gizleme” suçlarından açılan dava ile ilgili olarak maktülün babası Mahfuz, annesi …, kardeşleri Masum ve …’ın müdahillikleri konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi,
Usule aykırı olup, sanıklar …, …, …, … müdafileri ile müdahiller Mahfuz, Masum, …, … vekilleri ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, öncelikle bu nedenle hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 17.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

17.02.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … ‘ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’nun yokluğunda 18.02.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.