YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9260
KARAR NO : 2023/3351
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/60 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanıkların atılı suçlardan cezalandırılması gerekiriken deliller yanlış takdir edilerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … Optik isimli iş yerinin sanık … adına kayıtlı olduğu, bu firma adına katılanın yetkilisi olduğu … Optik adı altında toptan gözlük ithalatı ve pazarlama işi yapan şirketten alınan gözlüklere karşılık suça konu 6 adet bonoya sanık …’nın kaşe vurduğu, kardeşi olan sanık …’ın ise yetkisi olmadığı halde imzaladığı, bedellerin ödenmemesi üzerine 18.08.2011 tarihinde yapılan icra takibine sanık …’nın itiraz etmediği, ancak durumdan haberi yokmuş gibi savcılığa 12.10.2011 tarihinde suç duyurusunda bulunduğu, bu suretle sanıkların dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemiyle haklarında kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık …, şikayetçi şirketten mal alıp peşin ödediğini, borcunun olmadığını, suça konu bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığından şikayet ettiğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanık …, iş yerinin ağabeyi sanık …’ya ait olduğunu, ancak onun diğer anahtarcı dükkanında kendisinin burada fiilen çalıştığını, firma yetkilisi tanık R.Ş. geldiğinde ağabeyinin dükkanda olmadığını, ancak tanığın kendi imzasını atabileceğini söylediğinden imzaladığını, resmi vekaleti olmadığını, ancak yaptığı işlere … gösterdiğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Tanık R.Ş., uygulama olarak önce sipariş alıp malları gönderdiklerini, iki ay sonra tekrar gittiğinde ürünler karşılığı para ya da bono aldıklarını, suça konu bonoları da bu şekilde sanık …’dan hazır halde aldığını beyan etmiştir.
5. Bilirkişi raporuna göre, bonolardaki borçlu imzalarının sanık …’ a ait olduğu belirlenmiştir.
6. Mahkemece, … Optik isimli iş yerinin sahibi sanık …’ın burada çalışan kardeşi olan sanık …’a özel yazılı vekaletname vermediği, ancak yapılan işlemlere zımnen … gösterdiği, tanık beyanıyla doğrulanan şikayetçi şirketin işleyişine göre sanık …’ın mal aldıktan sonra bono verdiği, mal alırken karşı tarafı kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarda bulunmadığından atılı suçların unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık … için 30.01.2014 ve sanık … için 03.04.2015 sorgu tarihleri olduğu ve bu tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Türk Ticaret Kanunu’nun 12 nci maddesinde “Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.“ hükmünün, anılan Kanun’un 11 inci maddesinde “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır ibaresi, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir” 15 inci maddesinde de “İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır” düzenlemesi bulunmaktadır.
5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan suçun oluşabilmesi için, öncelikle failin yukarıda açıklandığı şekilde tacir olması veya bir şirketin olması, failin ise o şirketin yöneticisi veya şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesi gerektiğinden hareketle, katılanın yetkilisi olduğu … Optik Ticaret San. ve Ltd. Şti.’nin sanık …’ın sahibi olduğu … Optik isimli firmaya sattığı mal karşılığı sanık …’ın 6 tane bono verdiği, bedellerin ödenmemesi üzerine sanık …’nın mal almadığını ve imzaların kendisine ait olmadığını belirterek suç duyurusunda bulunduğu olayda, eylemin vasıf yönünden belirlenebilmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak … Optik isimli firmanın sicilde kayıtlı olup olmadığı, bu haliyle sanıkların bu firmanın yetkilisi/temsilcisi olup olmadığının sorulması, sanık …’ın suç tarihi öncesinde firma adına hareket edip etmediğinin araştırılması, sanık …’nın suç kastının belirlenmesi, sanıkların eyleminin tacir veya şirket yöneticisi olan kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olduğu dolandırıcılık kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde yer alan uzlaşmaya tabi basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı da gözönünde bulundurularak, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile beraat hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/60 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/60 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.