YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/10291
KARAR NO : 2010/1129
KARAR TARİHİ : 24.02.2010
Karısı … Kurudal’ı öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/11/2006 gün ve 119/41 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen hükmün, 5271 sayılı CMK’nun 231 maddesi kapsamında olması nedeniyle esasa ilişkin inceleme yapılamadığından, tebliğnamedeki bu suça ilişkin (2) nolu bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2- Oluşa, dosya kapsamına, sanığın soruşturma aşamasında değişmeyen savunmalarına, mağdur …’nin ve tanık …’in anlatımlarına ve …. Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 16.08.2006 tarihli rapor içeriğine göre sanığın geçimsizlik nedeniyle evini terk eden ve geri dönmek istemeyen 23 yıllık eşi …’nin bulunduğu tanık …’in evine geceleyin gelerek, hiçbir şey söylemeksizin mağdurun hayati önemi bulunan vücut belgelerini hedef alarak, biri sol göğüste toraksa nafiz, sol akciğerde plevral efüzyon, pnömotoraks ve 7. kot kırığı meydana getirerek, yaşamsal tehlike geçirecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte, 5 isabetle bıçak vurduğu sırada, orada bulunan sanığın oğlu ve kayınpederi tanıklar tarafından tutularak bıçağın kendisinden alınmasıyla eylemine son vermek zorunda kaldığı anlaşılmakla, sanık hakkında eşe karşı öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nun 35. maddesi uygulanırken, mani halin varlığı ve meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak cezanın üst sınıra yaklaşılarak belirlenmesi yerine, mağdurun hiç isabet almaması halinde uygulanabilecek şekilde alt sınırdan ceza tayin edilerek, eksik ceza verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın eşe karşı öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın eksik incelemeye, suç vasfına ve tahrikin varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) CMUK’nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının mahsus bölümüne eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN kasten eşini öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA; sanık hakkında verilen cezanın miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanığın tahliye isteminin reddine;
B) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmekle, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 24.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.