Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/12086 E. 2023/4037 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12086
KARAR NO : 2023/4037
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/317 E., 2015/809 K.
SUÇ : 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 08.07.2013, 13.09.2013
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/317 Esas, 2015/809 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na (7201 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 55 … maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve ikinci fıkrasının son cümlesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 … maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; tebligat evrakını görevlilere yardım etmek amacı ile aldığına, suç işleme kastının bulunmadığına, daha önce aynı adreste oturduğu ve muhatabı tanıdığı için tebliğ aldığına, mahkumiyet kararının hatalı olduğuna ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’ ın borçlu, katılan …’ in ise alacaklı olduğu icra takip dosyası kapsamında dava dışı Mehmet … adına gönderilen haciz ihbarnamelerinin, sanık … ve temyiz dışı sanık … tarafından, dava dışı Mehmet … ile aynı konutta ikamet etmemelerine karşın, bu yönde beyanda bulunarak tebliğ alındığı anlaşılmıştır.

2.Dava dışı Mehmet … tarafından yapılan başvuru üzerine, Ankara … İcra Hukuk Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli ve 2014/300 Esas, 2014/956 Karar sayılı kararı ile birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 28.03.2014 olarak düzeltilmesine, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin ise iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Sanık savunmasında, tebligatların yapıldığı adreste kendisinin oturmakta olduğunu, babası olan Mehmet …’ın tebligat yapılan adreste hiç oturmadığını, 08.07.2013 ve 13.09.2013 tarihlerinde evde bulunduğu sırada posta görevlisinin geldiğini, Mehmet … adına tebligat olduğunu söylediğini, babası yaşlı olduğundan dolayı resmi işlemlerle uğraşamadığından onun adına yapılan tebligatları aldığını, tebligatları alırken tebligatların arkasında yer alan açıklamaları okumadığını, nüfus cüzdanını göstererek tebligatları aldığını, suç işleme kastı olmadığını beyan etmiştir.

4.Katılan beyanlarında, Mehmet … adına çıkartılan haciz ihbarnamelerini sanıkların, Mehmet … ile aynı adreste oturduklarını söyleyerek almış olduklarını ancak Mehmet …’ın sanıklar ile aynı adreste ikamet etmediğini, bu nedenle maddi bir zararının oluştuğunu beyan etmiştir.

5.Katılan vekili, sanıkların tebligatları almaları nedeniyle Ankara … 7. İcra Müdürlüğünün 2015/65063 esas sayılı dosyasında 904,00 TL yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemek zorunda kaldıklarını ve bu zararlarının karşılanmadığını beyan ettiği görülmüştür.

IV.GEREKÇE
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talep edilmesine karşın, bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin ” 08.07.2013 ve 13.09.2013” yerine sadece 08.07.2013 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın, aynı adreste birlikte ikamet etmemesine rağmen, babası adına gönderilen tebligatları babası ile birlikte ikamet ettikleri ve babasının işte olduğunu beyan ederek tebliğ almış olduğu ve bu olay nedeni ile icra takip işlemlerinde gecikmeye neden olduğu anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/317 Esas, 2015/809 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.