Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/4082 E. 2023/3348 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4082
KARAR NO : 2023/3348
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/227 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 17.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli ve 2022/21164 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37585 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37585 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1) Kayden 01.01.1992 doğumlu suça sürüklenen çocuğun suç tarihi olan 24.05.2009 tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, 16.03.2010 tarihinde Mahkemesince ilk savunmasının alındığı, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 30.07.2010 tarihinde kesinleştiği ve denetim süresi içerisinde 25.02.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen son işlem olan savunmanın alındığı 16.03.2010 günü işlemeye başlayan sürenin, 5271 sayılı Kanun’nun 231/8-son cümlesi gereğince 30.07.2010 tarihi ile 25.02.2011 tarihleri arasında durduğu, denetim süresinde işlenen ihlale konu suç tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla, en son mahkumiyet karar tarihi olan 17.03.2022 tarihinden önce 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri gereğince 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Kabule göre de, suç tarihi itibariyle 15-18 yaş aralığında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. Hükümlünün aralarındaki tartışmada babasını, … Devlet Hastanesince tanzim olunan, 24.05.2009 tarihli adlî muayene raporunda belirtildiği üzere; “Sol kol dış yüzeyinde 2×2 cm. ekimoz, sol femur dış yüzeyinde ağrılı hassasiyet, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir.” şeklinde yaraladığı anlaşılmıştır.

3. 5237 sayılı Kanun’un, Yaş küçüklüğü başlıklı 31 … maddesinin inceleme konusu ile ilgili üçüncü fıkrasının ilgili bölümünde yer alan;
“(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında… Diğer cezaların üçte biri indirilir…”
Şeklindeki düzenleme gereği suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan hükümlünün cezasından 5237 sayılı Kanun’un 31 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/3) oranında indirim uygulanmaması Kanun’a aykırı bulunmuştur.

4. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada …; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.”

5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeyi haizdir.

Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 5 yıl 4 aylık olağan, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.

5. Hükümlünün üzerine atılı suçu 24.05.2009 tarihinde işlediği, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 09.06.2010 tarihinde verilip 30.07.2010 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün Mahkemesince 16.03.2010 tarihinde savunmasının alındığı, hükümlünün 25.02.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereğince 30.07.2010 ilâ 25.02.2011 tarihleri arasında 6 ay 25 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 16.03.2010 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 17.03.2022 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, ikinci fıkrası gereğince 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle hükümlü hakkında açılan davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/227 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.