YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1299
KARAR NO : 2023/4947
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
Esas No : 2023/1299
Karar No : 2023/4947
Tebliğname No : 7 – 2022/153456
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29.09.2022
SAYISI : 2022/94 E., 2022/682 K.
ŞİKÂYETÇİ : Les Editions Chouette (1987)
SANIK : Zeynep Demir
SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
SUÇ TARİHİ : 03.12.2014
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDEN : Sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/305 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca erteli 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/15709 Esas, 2022/335 Karar sayılı ilâmıyla; “…satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddî ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/94 Esas, 2022/682 Karar sayılı kararı ile sanığın hakkında marka hakkına tecavüz suçundan 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca erteli 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; suça konu ürünlerin masanın altında bulunduğuna, iş yerinde satışının yapılmadığına, verilen mahkûmiyet hükmünün ve şikâyetçi lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçi vekili 03.12.2014 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile sanığın işlettiği Merve Büro Kırtasiye isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama – el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur. Şikâyet dilekçesi ekine o iş yerinden satın aldığını beyan ettiği bir adet boyama kitabı ile 3.50,00 TL tutarındaki satış fişini dosyaya delil olarak sunmuştur.
2.Kocaeli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/1263 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde sanık hazır bulunduğu halde yapılan aramada; rafta satışa hazır halde toplam Caillou markalı beş adet boyama kitabına el konulmuştur. Sanığın arama tutanağını herhangi bir itirazı olmaksızın iş yeri sahibi sıfatı ile imzaladığı anlaşılmıştır.
3.Dosyada mevcut 02.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünler ile orijinal ürünlerin karşılaştırmalı olarak incelendiği ve suça konu ürünlerin orijinal olmadığı, şikâyetçi firmanın tescilli markasının suça konu ürünler üzerinde taklit olarak ve aynen kullanıldığı, emtia sınıflarının uyumlu olduğu ve eylemin marka hakkına tecavüz sayılan hallerden olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
4.Sanık bozma öncesi alınan savunmasında; suça konu boyama kitaplarını bilinçli olarak satmadığını, bunların spot ürünler arasına karışmış olabileceğini beyan etmiş; bozma sonrası alınan savunmasında ise; iş yerinde beş adet boyama kitabı bulunmadığını, aramanın usulsüz olduğunu, beş defa arama yapıldığını ve beşinci seferde bu kitabı bulduklarını söylediklerini, bu ürünlerin kendisine ait olmadığını, gelen kişilerin kötü niyetli olabileceğini beyan etmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay
bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2022/736 sayılı uzlaştırıcı raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın 05.12.2014 tarihli kolluk ifadesi ve 20.10.2015 tarihli celsede alınan tevilli ikrara dayanan savunması, 04.12.2014 tarihli arama ve el koyma tutanağına göre suça konu beş adet boyama kitabının rafta satışa hazır şekilde ele geçirildiğinin ve bu tutanağın sanık tarafından herhangi bir itirazda bulunulmaksızın imzalandığının anlaşılması karşısında; sanığın şikâyetçi firma adına tescilli Caillou + şekil markalı boyama kitaplarının taklitlerini satışa sunduğu hususu sabit görülerek sanığın suçun sübutuna yönelik temyiz itirazları reddedilmiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte bulunan, 28.01.2009 tarihli ve 27124 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5833 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile değişik 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ceza süresi yönünden, 10.01.2017 tarihli ve 29944 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6769 sayılı Kanun’da sanık lehine değişiklik yapılmadığı ve dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenlemenin uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden; sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerekirken, 6769 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası uygulanmak suretiyle hüküm kurulması,
2.Dava ve duruşmadan usulüne uygun şekilde haberdar edilmesine rağmen katılma talebinde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan Les Editions Chouette (1987) firması lehine 15.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/94 Esas, 2022/682 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.