YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1731
KARAR NO : 2023/2018
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2010/71 Esas, 2014/26 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
2.İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 18.01.2021 tarihli ve 2016/6955 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararı ile, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen kayıtlar ile dosya içeriğinden mahkemece kısa kararın açıklandığı oturumda suça sürüklenen çocuğun başka suçtan dolayı farklı yargı alanındaki cezaevinde hükümlü olduğunun belirlenip, duruşmadan bağışık tutulmasına dair karar da verilmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesi uyarınca duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmayan suça sürüklenen çocuğun mahkemede hazır edilmesi veya SEGBİS aracılığıyla savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden yokluğunda yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasının kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/68 Esas, 2021/184 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz isteği; mağdurenin rızasıyla suça sürüklenen çocukla bir evde kaldığı ve cinsel ilişkiye girdiğine, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin iradesini etkileyecek eyleminin olmadığına, suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibarıyle cezai ehliyetinin tam olmadığına, mağdurenin yaşı konusunda net ayrım yapabilmesi ve davranışlarını yönlendirmesinin mümkün olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin sevgili anlamında arkadaş oldukları, mağdurenin 25.12.2008 tarihinde akrabaları olan ve evlerinin yan apartmanında ikamet eden …’ün evine gitmek için babası şikayetçi …’den izin aldığı ve …’ün evine gidip saat 23:00’e kadar akrabasında kaldığı, akabinde eve gidiyorum diye ayrılarak suça sürüklenen çocuk ile buluştuğu ve her ikisinin birlikte Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi yakınlarında olan suça sürüklenen çocuğun arkadaşının evine gittikleri, burada mağdurenin kendi rızası ile suça sürüklenen çocuk ile cinsel ilişkiye girdiği, bu ilişki sonunda kanamasının olduğu ve kızlığının bozulduğu, bu evde dört gün birlikte kaldıkları, kaldıkları süre içerisinde mağdure ve suça sürüklenen çocuğun cinsel ilişkilerini sürdürdükleri, daha sonra suça sürüklenen çocuğun mağdureyi ailesine teslim ettiği, mağdure ile suça sürüklenen çocuğun ikamet ettiği eve 13.01.2009 tarihinde geldikleri, burada da rızayla cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra mağdurenin babasının aradığını öğrenmesi üzerine eve geri döndüğü, ailelerin durumu öğrenmelerinden sonra suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin gayri resmi olarak evlendikleri ve birlikte yaşamaya başladıkları anlaşılmıştır.
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk Yargıtay bozma ilamı öncesinde alınan savunmasında mağdurenin on beş yaşından büyük gösterdiğini, kendisine yaşını sorduğunda on yedi olduğunu söylediğini beyan etmiş ise de, soruşturma aşamasında aşamalarda alınan ifadelerinde bu hususta herhangi bir beyanda bulunmadığı, mağdure ile uzun süreli birliktelik yaşadığı ve gayrı resmi olarak evlendiği dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamından suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdure ile cebir ve tehdit kullanmadan birden fazla kendi rızası ile cinsel ilişkiye girerek nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği kanaatiyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocukla mağdurenin tanışmalarından bir ay sonra ilk kez cinsel ilişkiye girmeleri, suça sürüklenen çocuğun duruşmada mağdurenin kendisine on yedi yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunması, mağdurenin dosyada mevcut fotoğrafları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınıp, mevcut haliyle eylemlerin aynı Kanunun 104 üncü maddesi ve 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/68 Esas, 2021/184 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.