YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7322
KARAR NO : 2023/2473
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mağdure vekili temyiz isteminde özetle; beraat kararının eksik inceleme sonucu alındığını, usul ve yasaya aykırı olduğunu, suç tarihi ile şikayet tarihi arasında uzun zaman geçmiş olmasının sanığın fiili işlemediği anlamına gelmediğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; ”Her ne kadar sanık … ***** hakkında mağdur … ****’a yönelik nitelikli cinsel istismarda bulunduğu iddia edilerek kamu davası açılmış ise de; katılan mağdurun olayın üzerinden 9 yıl gibi uzunca bir süre geçtikten sonra olayı anlattığı ve şikayetçi olduğu, olayın adli mercilere geç intikal etmesi nedeniyle suçun işlendiğine ilişkin delillerin elde edilemediği, olay sonrası adli mercilere olayın intikal etmemesi nedeniyle mağdurenin cinsel saldırı raporunun aldırılamadığı, eylemde cebir kullanıldığını ispata yarar mağdureye ait herhangi bir darp raporunun bulunmadığı, sanığın suçu işlemediğini ifade ettiği, olayın üzerinden uzunca bir süre geçmiş olması nedeniyle suçun mağdure üzerindeki bedensel ve ruhsal etkilerinin kaybolma ve şimdi elde edilecek bulgularla olay arasında illiyet kurmadaki meşkukiyet bulunduğu, katılan müştekilerin ve tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı ve tüm dosya kapsamı gözetilerek atılı suçun maddi delillerinin dosyaya yansımadığının anlaşıldığı,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E:2003/2-262 K:2003/277 T:18.11.2003 ilamında da açıklandığı üzere, amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinin birisi de “kuşkudan sanık yararlanır” (in dubio pro reo) ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın cezalandırılması bakımından taşıdığı önemden dolayı gözönünde tutulması gereken herhangi bir meselede başgösteren kuşkunun, sanığın yararına değerlendirilmesidir. Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması (CMK 223/2-e) halinde sanık hakkında beraat kararı vermek gerekir. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz (Anayasa 38/4). Anayasanın 5170 sayılı yasa ile değişik 90/son madde ve fıkrası uyarınca iç hukukumuzun parçası niteliğinde olan BM Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesinin 14/2 maddesi uyarınca, “hakkında bir suç isnadı bulunan bir kimse, hukuka göre suçluluğu kanıtlanıncaya kadar masum sayılma hakkına sahiptir”. Yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/2 m. gereğince “bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır”.
Bu nedenlerle, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair aksi kanıtlanmayan savunması dışında, mahkumiyetine yeterli, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı her hangi bir kanıt elde edilememesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmediğinden CMK.’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekmiş” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.