YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1585
KARAR NO : 2023/16188
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, sanığın hakaret etmediğini, hasta olarak acilden geldiğini, acı çektiğini, öğleden sonraya kadar beklediğini, doktorun sanığı terslediğini, beraat etmesi gerektiğini, doktorun azarlayarak tahrik ettiğini, tanıklar arasında akrabalık ilişkisi olup olmadığının araştırılmadığını, sanığın tanığı olay yerinde görmediğini, hatırlamadığını belirtmiş ancak tek tanıkla karar verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, diğer tanığında mahkemece getirilip dinlenilmesinin müvekkiline yararı olabileceğini tahmin ettiklerini, sanığın sitem ettiğini, hakaret etmediğini beraat veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerekirken verilmemesinin bozma sebebi olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın, göz muayenesi için Acil Polikliniği’ne gittiği, buradan da Göz Polikliniği’ne yönlendirilen sanığın, doktorla görüşerek sıra aldıktan sonra muayene için sırada beklemeye başladığı, bir süre sonra bekleme olayına sinirlenip doktor olarak görev yapan katılan …’in odasının kapısına giderek hasta, yakını ve sekreter …’ın bulunduğu aleni olan bu ortamda katılana ‘Zaten ne isminde ne suratında meymenet yok, senden bir s…. olmaz, si…. herif.’ şeklindeki sözlerle sövmek suretiyle onur, şeref ve saygınlığına saldırıda bulunduğu ve bu suretle müsnet kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği sanığın kısmi kabulü, katılan ve tanığın benzer mahiyetteki anlatımları, suç tutanağı içeriği, görev yazısı ve yukarıda belirtilen dosyada mübrez delillerden sübut bulduğu kanısına varılarak, sanığın sabit olan müsnet eyleminin uyduğu 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 125/3-a ve 125/4. madde ve fıkraları uyarınca olayın işleniş şekli ve sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak takdiren seçenek yaptırımlardan adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ile tekerrüre esas teşkil etmeyen ve HAGB ile sonuçlanan adli sicil kaydı olması nedeniyle tezahür eden kişiliği göz önünde bulundurulduğunda, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılamadığından, sanık hakkında 5560 sayılı Kanun’un 23 ve 5728 sayılı Kanun’un 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanmasına takdiren yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm fıkrasında belirtilen diğer gerekçelerle sanık hakkında şahsileştirme yapılarak hüküm kurulduğu, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın temyiz nedenleri yönünden;
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, tanık beyanı, beyaz kod olay bildirim formuna göre sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın aşamalarda “olay günü akşamında gözümde şişlik oluştu, ertesi günü sabahleyin Hastaneye gittim, randevu almadığım için doktorla görüşüp talimatına göre sıra verilebileceğini açıkladılar, bende doktora gittim, durumu izah ettim, gözümü görünce ” ne oldu sana ” dedi, sıra almam için geri gönderdi, bana sıra verdiler, sıra verdiklerinde saat 10:00 gibiydi, ismim çıkmamıştı, kapıya vurdum, doktorun yanındaki asistan sıramı beklememi belirtti, ismimim panoda çıkacağını ifade etti, saat 12:30 oldu, doktorlar yemeğe gittiler, beklemeye devam ettim, canım yanmaya başladı, saat 13:30’da doktorlar geldi, müşteki ” sana bakacağım ” dedi, saat 14:30’a kadar bekledim, acı çekmeye başladım, kapıya vurdum, bu sırada başka bir hasta içeri girdi, kapının arasına ayağımı uzattım, olayı izah etmek istedim, doktorun kapısı devamlı kilitli idi, bana bakılmaması halinde özele gideceğimi söyledim, müşteki bulunduğu yerden kalkarak ” lütfen sıranı bekler misin, alacağım, terbiyesizliğin lüzümu yok, burada ya seve seve beklersin ya da gidersin” dedi, bu beyanları ve ağrının şiddetli olmasından dolayı sesimi yükselttim, ” benimle bu şekilde konuşamazsınız, ben hastayım, ” dedim, müştekiye ” zaten isminde de bir hayır yok, ” dedim, dönerek gitmek istedim, müşteki arkamdan eli ile omzuma dokundu, çekmek istedi, ” sen terbiyesizlik yapamazsın” dedi, bende ” asıl terbiyesiz sensin, zaten senin ne isminde hayır var, ne de insanlığında hayır var,” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
B- Sair Yönlerden yapılan incelemede;
Sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
2- 5237 sayılı Kanun’un 125/4 üncü maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, göz polikliniği doktor odasında gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinin uygulanması,
3-Sanık hakkında iki numaralı bozmaya uyularak aleniyetin gerçekleşmediğinin kabulü halinde, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün A ve B bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.