YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8354
KARAR NO : 2023/4667
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocukların cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci üçüncü ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Müvekkilinin atılı suçu işlemediğine,
2. Müvekkilinin mağduru alıkoymadığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık ile sosyal medya ve telefon üzerinden tanışıp görüşen mağdurun, 2014 yılı Temmuz ayında sanığın evine gitmesi, burada sanığın olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurun elinden tutarak cinsel ilişkiye girme teklifinde bulunması, ardından mağdurun sanığın bu teklifini kabul etmeyerek evden ayrılması ile olayın sonlanmasına ilişkindir.
2. Sanık savunmalarında, mağdurun kendi rızasıyla evlerine geldiğini, aralarında herhangi bir cinsel ilişki yaşanmadığını, mağdura cinsel ilişki teklifinden bulunmadığını beyan ederek kısmi ikrarda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dosyada mevcut nüfus kaydına göre, olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurun herhangi bir cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın velayeti altında bulunduğu ailesine haber vermeden olay günü sanığın evine gittiği, burada sanığın mağdura cinsel ilişkiye girme teklifinde bulunduğu, mağdurun bu teklifi kabul etmeyerek evden ayrıldığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas, 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/307 Esas, 2015/8 sayılı Kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurun kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak suça sanık tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır .
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/77 Esas, 2016/115 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde karar verildi.