YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2256
KARAR NO : 2010/306
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
…’ı kasten öldürmekten sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (AKHİSAR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26/06/2008 gün ve 22/187 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde sübuta, delillerin hatalı takdir edildiğine, katılanlar vekilinin suç vasfına, tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa, kabule ve dosya içeriğine göre; olay tarihinden önce maktulün, sanığın … kızı Zeliha ile arkadaşlık kurduğu, sanığın uygun görmemesi üzerine Zeliha’nın bu arkadaşlığı sonlandırdığı, ancak maktulün ısrarla arkadaşlığa devam etmek isteyerek sanığı ve kızı Zeliha’yı rahatsız ettiği olayda, haksız tahrik nedeniyle12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulanmasında haksız hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 18 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden resen de incelemeye tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanığa verilen cezanın miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 25.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
25/01/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ….’un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat …’ın yokluğunda 28/01/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.