YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9086
KARAR NO : 2023/16708
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, adı geçen Kanun’un 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca verilen cezanın ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, apartman yönetim kurulu üyeleri olan katılanların yaptıkları usulsüzlükleri açığa çıkaracağından korkmaları nedeniyle kendisine iftira attıklarına, hakaret etmediğine, savunması alınmadan dava açıldığına, tanık …’nin kendisiyle husumetli olduğundan doğru beyanda bulunmadığına, ancak tanık …’nin ifadesinin doğru olduğuna, bu nedenle oluşan bu şüpheden kendisinin yararlanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanların … Sitesi Yönetim Kurulu Üyesi oldukları, suç tarihinde yapılan toplantı sırasında toplantıya gelen sanığın toplantıda bulunan katılanlara hitaben “Sizden önceki yönetimde hırsızdı, sizde hırsızsınız.” biçiminde sözlerle hakarette bulunduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece katılanların istikrarlı anlatımları ve tanıklar …’nin ve …’nin katılanların iddiasını doğrulaması karşısında sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın temyiz isteği yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanların beyanları ve tanıklar … ve …’nın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımlarında sanığın hakaret ettiğini doğrulamaları karşısında, sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğu ve sanığın savunma hakkının yargılama aşamasında usulune uygun olarak sağlandığı anlaşılmıştır. Sanığın adli sicil kaydında suç tarihi itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları olduğu anlaşılmakla, Tebliğname’de yer alan bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sair yönlerden
1. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşmaya tabi olması karşısında, anılan maddelerde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun olarak uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Uzlaşmanın sağlanamaması durumunda, daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında seçimlik cezalardan tercih edilen 3 ay 19 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
3. Apartman yönetim kurulu toplantısında gerçekleştirilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
4. Eylemin aleni olarak işlenmediğinin anlaşılması durumunda ise, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar bu nedenlerle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.