YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9640
KARAR NO : 2010/574
KARAR TARİHİ : 03.02.2010
…’ı kasten öldürmekten, …’ı da yaralamaktan sanık …, işbu suça yardımdan sanık …’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20/06/2008 gün ve 130/197 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık … müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, sanık … ile müdahilin temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık … ve müdafiinin 20.06.2008 tarihinde yüzlerine karşı verilen kararı yasal süresinden sonra sanık 14.07.2008 tarihli dilekçesi ile temyiz etmiş ise de, Anayasa’nın 40/2, 1412 sayılı CMUK’nun halen yürürlükte olan 310. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 231/3, 232/6, 234 ve 34/2. maddelerine aykırı olarak hüküm fıkrasında yasa yoluna başvuru şekli yöntemince gösterilmediğinden, sanığın temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilmiş, temyiz isteminin reddi yönünde görüş bildiren tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
2- Sanık … hakkında çocuğu kasten öldürme suçundan verilen 20.06.2008 tarihli hüküm, 23.06.2008 tarihli dilekçe ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, sanığın 13.07.2009 tarihli dilekçesi ile dosyanın onanmasına dair istemi, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2008 tarih ve 2008/1-9/15 sayılı kararı uyarınca temyizden vazgeçme olarak kabul edilmekle, sanık müdafiinin duruşmalı temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiş ve belirtilen hüküm katılan vekilinin temyizi üzerine incelenmiştir.
3- Mağdur …’ı yaralama suçundan sanık …’ın beraatine dair bozma öncesi kurulan hüküm Dairemizin 26.02.2008 tarih ve 9408/1370 sayılı kararı ile; katılanın dilekçesi içeriği ve sanık müdafiinin temyizde hukuki yararı bulunmaması nedenleriyle temyiz istemlerinin reddine karar verilerek inceleme dışı kalması nedeniyle kesinleştiği halde, bozma sonrası sanığın beraatine dair yeniden kurulan hüküm hukuki değerden yoksun kabul edilmiştir.
4- Sanık … hakkında kasten çocuğu öldürme ve kasten yaralama, sanık … hakkında kasten çocuğu öldürmeye yardım etme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık …’ın suç vasfına, katılan … vekilinin haksız tahrik hükmünün uygulanmasının yersizliğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, kısmen re’sen de temyize tâbi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), sanıklar … ve … hakkında hükmolunan ceza miktarına ve tutuklulukta geçirdikleri sürelere göre, sanık … müdafii ile sanık …’ın tahliye istemlerinin reddine, 03.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
03.02.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ….’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat Gülay Koçyiğit’in yokluğunda 04.02.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.