Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/2928 E. 2010/248 K. 22.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2928
KARAR NO : 2010/248
KARAR TARİHİ : 22.01.2010

Kastın aşılması suretiyle….’in ölümüne sebebiyet vermekten sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19/06/2008 gün ve 160/241 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma kararına uyularak verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suç işleme kastı olmadığına, ölüm ile olay arasında illiyet bağı bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak; olay günü aralarında tartışma çıkan sanığın, bıçakla bir kez maktülün kasık bölgesine vurarak femoral arter ve ven kesisi oluşturduğu, ameliyata alınan maktülün tedavi edilerek 05.01.2001 tarihinde taburcu edildiği, 08.01.2001 tarihinde şuur bozukluğu, sarılık ve hipovolemik şok tanısıyla tekrar hastaneye yatırıldığı, bu süreç içinde iskeminin kişinin kendinde mevcut kronik karaciğer hastalığını aktive etmesi sonucu maktülün karaciğer ve böbrek yetmezliğinden öldüğü, ölüm ile olay arasında illiyet bağının bulunduğu olayda ;
Sanığın, ölümle sonuçlanan neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu işlediği, 5237 sayılı TCK’nun 87/4, 2. cümle, 29, 62. maddeleri ile suç tarihine göre 765 sayılı TCK’nun 448, 452/2, 51/1, 59.maddeleri uyarınca kurulacak hükümlerin sonuçları karşılaştırılarak lehe olan yasanın uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı olduğundan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından CMUK 326. maddesinin göz önüne alınmasına 22/01/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.