Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3247 E. 2023/3354 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3247
KARAR NO : 2023/3354
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1547 E., 2023/81 K.
DAVALILAR : 1- …
vekili Avukat …
2- T.C Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emekli
ve Yardım Sandığı Vakfı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 28.10.2020
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/587 E., 2021/389 K.

Taraflar arasındaki yalnız vakıf hizmetlerine göre davalılardan T.C. Ziraat Bankası Ve T. Halk Bankası A.Ş Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfından yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin T.C. Ziraat Bankası ve T.Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı nezdindeki sigortalılık süresi ve ödemiş olduğu primleri karşılığında 15.07.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile 15.07.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davalı Vakıf tarafından yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Vakıf yönünden davanın usul yönünden reddi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan yaşlılık aylığının iptal edilmeden müvekkili Vakıf tarafından aylık bağlanmasının mümkün olmadığını, davanın … Anadolu iş Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacının Vakıf’a bağlı olarak çalıştığı sürede emekliliğe hak kazanmadığını, Vakıf’tan emekli olma isteği yönünden bir başvurusunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; T.C. Ziraat Bankası A.Ş.-T. Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfına tabi görev yapmakta iken 02.10.2002 tarihinde 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca özelleştirmeden dolayı … M. … Yetiştirme Yurdunda hizmetli olarak atanan davacıya, mülga 2829 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği 5434 sayılı Kanun kapsamında 15.07.2006 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığını müvekkili kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını belirterek davanın reddi istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf başvurusunda; yeterli inceleme yapılmadan verilen kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı vakıf vekili istinaf başvurusunda; davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığı iptal edilmeden vakıftan aylık bağlanmasının mümkün bulunmadığını, ayrıca davada idari yargının görevli olması gerektiğini, davacının vakıf hizmetleri birleştirilmek suretiyle 5434 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması nedeniyle müvekkilinin SGK’ya payına düşen hisseyi ödediğini, dolayısıyla bağlanan aylığın iptali gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Vakıf vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar etmekle birlikte, davacının salt vakıf hizmetlerinin aylık şartlarını karşılamadığını, yazılı isteğin bulunmadığını, 2829 sayılı Kanun’a göre işlem yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı alan davacının salt Vakıf hizmetlerine göre kendisine davalı Vakıftan aylık bağlanıp bağlanamayacağı ile 54534 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın iptal edilmesi hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 ncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Davalı Vakıf senedi, 506 sayılı Kanun’un Geçici 20 ve 81 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 20 nci maddesi, 2829 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi,

3. Değerlendirme
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Salt vakıf hizmetlerine göre davalı vakıftan yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti için açılan davada, Mahkemece, 2829 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin burada uygulanma imkanının bulunmadığı, davacının vakıf bünyesinde geçen 25.05.1986-02.10.2002 tarihleri arasındaki hizmetinin davalı Vakıftan aylık bağlanması için yeterli olduğundan bahisle 15.07.2006 tarihinden geçerli olarak yaşlılık aylığı bağlanmasına dair karar verilmiştir.

3-Davacının vakıf hizmetlerine göre 15.07.2006 tarihinden itibaren davalı Vakıftan aylık bağlanmasına ilişkin karar yerinde görülmüş ise de, davacının talebi bulunmamasına karşılık Mahkeme kararının doğal sonucu olarak 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın iptali gerekeceği, görev konusunun kamu düzeninden olması ve bu hususta görevli yargı kolunun idare mahkemeleri olması karşısında, Mahkemece, 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylık yönünden tefrik kararı verilip tefrik edilen dosya hakkında yargı yolu uyuşmazlığı nedeniyle red kararı verilmesi gerekmektedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.