Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/30111 E. 2023/17503 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30111
KARAR NO : 2023/17503
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1.Sanıklar …, …, … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2.Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü, 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3.Sanıklar …, … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ve sanıklara verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
Tebliğnamede göçmen kaçakçılığı suçundan sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması ve sanıklar …, …, …, …, … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin ve sanık …’in temyiz istekleri hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.
Sanıklar …, …, …’ın temyiz isteklerinin; ifadesinin dosyada mevcut olduğuna, suçlamayı kabul etmediğine, bu ve benzeri olaydan sabıkasının olmadığına, kararın infazı halinde kendisi ve ailesinin mağdur olacağına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanık …’ın temyiz isteğinin; arkadaşı olan diğer sanık … ile iş sebebiyle …’e gitme kararı aldıklarına ve gezerek gitmek istedikleri için …’ya uğradıklarına, bu sebeple olay tarihinde …’da bulunduklarına, diğer sanıkları tanımadığına, bağlantılarının bulunmadığına, jandarma tarafından incelenen telefonunda şüpheli herhangi bir mesaj veya arama kaydı bulunmadığına, kullandığı telefonla diğer sanıklarla konuştuğu iddia edilmişse de söz konusu numaranın kendisine ait olmadığına, diğer sanıkların da kendisini tanımadıklarını her aşamada dile getirdiklerine, olay yerinde …’nın kullandığı 18 göçmen dışında herhangi bir yabancı şahıs bulunmadığına, yerlerinin tespit edilemediğine, …’ya araç boş olarak giriş yaptığının PTS’den görüleceğine, asla jandarma personeline …’ya yabancı uyruklu şahıs getirdiğini sonra da ağaçlık alana bıraktığını söylemediğine, bu hususta bahsi geçen jandarma personelinin açık kimliğinin tespit edilmediğine ve beyanının alınmadığına, sadece jandarma personeline söylediğine dair iddia ile ceza verildiğine, bu durumun TCK, Anayasa ve insan haklarına aykırı olduğuna, bu iddia dışında isnat edilen suçla ilgili hiçbir somut delil elde edilemediğine, her türlü kuşkudan uzak, mahkûmiyete yeter nitelik ve derecede kesin delil bulunmadan mahkûmiyetine karar verildiğine, söz konusu hükmün bu itibarla usul ve Kanun’a aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde saat 00.20 sularında … Jandarma Karakolu’na 9-10 araç içerisinde … Mahallesi’nde bulunan … Çiftliği Koyu’na göçmen getirileceği yönünde ihbarda bulunulduğu, saat 00.40 sularında … Sitesi mevkiinde … plakalı minibüsün durduğu ve kaçmaya çalıştığının tespit edilmesi üzerine bu aracın jandarma personelince durdurulduğu, yapılan kontrolde araç sürücüsünün sanık … olduğu ve araç içerisinde toplam 18 Suriye ve Orta Afrika Cumhuriyeti uyruklu göçmen şahısın bulunduğunun tespit edildiği, bu araca yaklaşık 100 metre uzaklıkta bulunan sokakta sanık …’ın kullandığı …, sanık …’in kullandığı …, sanık …’in kullandığı …, sanık …’ın kullandığı … ve sanık …’ın kullandığı … plakalı araçların jandarma personelince şüphe üzerine durdurulduğu, yapılan kontrolde araçlarda göçmen şahıs bulunmadığının tespit edildiği, sanıklar … ve …’ın yakalandıklarında jandarma personeline yabancı uyruklu şahıs getirdiklerini ve jandarma aracını görmeleri üzerine yabancı uyruklu şahısları karanlık ve ağaçlık bir yerde indirdiklerini beyan ettikleri, sanık …’ın da yakalandığında jandarma personeline göçmen şahıs getirdiklerini beyan ettiği, … plakalı araç içerisinde yakalanan göçmen şahısların ifadelerinde Yunanistan’a geçmek için bir şahısla anlaştıklarını, daha sonra … marka bir araca bindirildiklerini, deniz kenarında bir yere götürüldükleri esnada yakalandıklarını, Yunanistan’a geçtiklerinde 600 dolar ödeyeceklerini beyan ettikleri, dosya kapsamındaki HTS raporları içeriğinden sanıklar …, …, …, … ve …’in savunmalarının aksine suç tarihi ve öncesinde birbirleri ile irtibatlı olduklarının ve sanık …’in 18.03.2016 tarihli savcılık ifadesi içeriğinden sanık …’ı tanıdığı ve olay mahalline sanık … ile birlikte geldiğinin ve sanıkların üzerlerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunu işlediklerinin anlaşıldığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri yönünde savunma yaptıkları anlaşılmıştır.
3.Olay görgü tespit tutanağı, iletişimin tespiti tutanakları, cep telefonu inceleme tutanakları, PTS kamera tutanağı, arama tutanakları ve sanıklara ait adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Olay görgü tespit tutanağına göre olay tarihinde içinde göçmenlerin ele geçtiği sanık …’nın sevk ve idaresindeki … plakalı aracın durdurulması üzerine yaklaşık 100 metre ilerde sanıklar …, …, …, …, …’in sevk ve idaresinde bulunan araçların sağa sola doğru hareketliliğinin görülmesi ve durumundan şüphelenilen bu araçların bulunduğu sokağa gidilerek sanıklar …, …, …, …, …’in yakalanması, dosya içerisindeki arama tutanakları, cep telefonu inceleme tutanakları ve iletişim tespiti tutanakları birlikte değerlendirildiğinde tüm sanıkların olay tarihinde ve öncesinde birbirleriyle irtibat halinde olduklarının anlaşılması, PTS kamera tutanağı içeriğinden sanıklar …, …, …’ın sevk ve idaresindeki araçların birbirlerinin peşi sıra … istikametinden … istikametine seyir halinde olduklarının tespit edilmesi, oluş, incelenen dava dosyası içeriği karşısında; tebliğnamedeki sanıklar …, …, …, …, … hakkında yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulmasına yönelik düşünceye katılınmayarak, sanıklar …, …, …, …, …, …’in eylemlerinin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Temel cezanın belirlenmesinde, suçun işleniş biçimi, failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, olayın meydana geliş şekliyle göçmen sayısı dikkate alınarak teşdiden uygulama yapılması gerektiğinden Mahkemenin sanıklar …, … ve … hakkında hüküm kurarken temel cezanın teşdiden belirlenmesine yönelik uygulaması yerinde görülmekle bu hususta teliğnamedeki bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
3. Sanıklara yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Temel cezanın belirlenmesinde, suçun işleniş biçimi, failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, olayın meydana geliş şekliyle göçmen sayısı dikkate alınarak sanıklar …, …, … hakkında teşdiden uygulama yapılması gerekirken alt hadden ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık … müdafii, sanıklar …, …, …, …, … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.