YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16972
KARAR NO : 2023/17000
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, tehdit
Sanık hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik hakaret suçundan açılan davada katılan …’ün suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde mahkemece Kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, şikâyetçiye bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurma hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1. Mağdurlar … ve …’e karşı hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
3. Katılan …’e karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve adı geçen Kanun’un 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili süre tutum dilekçesiyle hükümleri temyiz etmiş. Usulune uygun tebliğe rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi vermemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın kardeşini tedavi için … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdüğü, burada yapılan gerekli muayene ve tedavisinden sonra hastayı evine getirdiği, evinde alkol almaya başlayan sanığın kardeşinin kolunun kötü olduğunun söylenmesi üzerine 112 Acil servis’i aradığı, kardeşinin peşinden kendisinin ve eşinin de hastaneye gittiği, hastaya katılan doktor tarafından Acil serviste müdahale edilirken sanığın “Buradaki uzun boylu doktor nerede bana o lazım.” diyerek odaya girdiği, katılana “Ben bunu bugün de getirdim buraya, bir şey yok diyerek gönderdiniz kolu tekrar morardı.” şeklinde bağırdığı, katılanın ise bağırmamasını ve dışarı çıkmasını istediği, bunun üzerine sanığın katılanın üzerine yürüyerek “Sen ne biçim doktorsun, seni yaşatmayacağım, seni buradan sürdüreceğim.” şeklinde tehditte bulunduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece tehdit eyleminin tanık beyanlarıyla doğrulanması nedeniyle sanığın mahkumiyetine, kasten yaralama suçunu ise işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdurlar … ve …’e yönelik hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden
Suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde mahkemece Kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, şikayetçiye bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurma hak ve yetkisini kazandırmadığı, hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı bu nedenle şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Tebliğname’deki bozma düşüncesinde bu sebeple iştirak edilmemiştir.
B. Kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanığın katılanın üzerine darp etmek için yürüdüğü ve araya giren tanıklar … ve …’nün engellemesiyle eylemini tamamlayamadığının, katılanın iddiası ve tanıkların iddiayı doğrular nitelikteki beyanları kapsamından anlaşılmasına rağmen, tanıkların beyanlarına kasten yaralama suçu yönünden neden itibar edilmediği denetime elverişli şekilde tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Tebliğname’deki onama düşüncesine bu sebeple iştirak edilmemiştir.
C. Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
1. Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ve tanıklar … ve …’nün katılanın iddiasını doğrular nitelikteki beyanları karşısında, sanığın katılanı öldürmekle tehdit ettiği anlaşılmakla hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair yönlerden
a-) 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
b-) Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, 5271 sayılı Kanun’un 325 inci maddesinin birinci fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararırına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendi ile (C) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararırına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.