Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/40121 E. 2023/17291 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/40121
KARAR NO : 2023/17291
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca, ceza verilmesine yer olmadığına ve sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2021 tarih ve 2021/55493 sayılı Tebliğnamesiyle temyiz hakkı bulunmayan sanık müdafiinin temyizinin reddine karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri içermeyen süre tutum dilekçesiyle, sanık hakkında verilen hükmün bozulmasını talep ettiği belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kendisine ait … numaralı telefon hattı ile … İl Emniyet Müdürlüğüne ait …[email protected] “Polisin telefon dinlemesi suçtur, telefonumu dinleyen polisler, yunan tohumudur, haindir, lanet söylediği kişilerde öyle.” şeklinde mesaj gönderdiği ve bu suretle şüphelinin üzerine atılı görevli memurlara görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği, şeklinde iddia olunan olayda, Yerel Mahkemece 25.10.2011 tarihli … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen heyet raporunda, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında cezai ehliyetinin olmadığının belirtildiği nazara alınarak, sanığın sabit olan eylemi nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına, sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Dosya kapsamında yapılan incelemede; sanık müdafiinin 29.12.2015 havale tarihli süre tutum dilekçesi sunduğu, gerekçeli kararın tebliği sürecinde 11.01.2016 havale tarihli çekilme dilekçesiyle kayıtlı olduğu baroyla ilişiği kesildiğinden, sanığın müdafiiliğinden çekildiğini bildirdiği, gerekçeli kararın sanık vasisine 17.02.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür. Sanık müdafii tarafından süre tutum dilekçesinin sunulduğu tarih itibariyle, sanık ile avukat arasındaki vekalet ilişkisinin devam ettiği dikkate alınarak, temyiz hakkı bulunan sanık müdafiinin temyizi yönünden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın kendisine ait … numaralı telefon hattı ile … İl Emniyet Müdürlüğüne ait …[email protected] hedef göstermeksizin gönderdiği mesajda, “Polisin telefon dinlemesi suçtur, telefonumu dinleyen polisler, yunan tohumudur, haindir, lanet söylediği kişilerde öyle.” şeklinde sözlerin yer aldığı, sanığın aşamalardaki savunmasında mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etmesine rağmen, bu mesajı kime gönderdiği konusunda bir beyanının bulunmadığı belirlenmiştir. Dosya kapsamından, Mahkemece kabul olunan hakaret eyleminin mağdurunun belirlenmediği, sanığın hakaret eyleminin yöneldiği muhatabın tespit edilmediği anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar ışığında incelemeye konu dosyada; sanığın söylediği sözlerin kime söylendiğinin, 5237 sayılı Kanun’un 126 ıncı maddesinde de belirtildiği üzere duraksamaya yol açmayacak bir şekilde kime yönelik olduğunun usulünce tespit edilmesi, matufiyet şartının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşup oluşmadığı tespit edilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.