Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17553 E. 2023/1018 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17553
KARAR NO : 2023/1018
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/756 Esas, 2016/341 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Dosya kapsamında toplanan delillerden, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olması ve bu nedenle sanık hakkında, mahkemece, mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ” Yapılan yargılama sonucunda; iddia, sanık ve müdafii savunması, tanık beyanları, nüfus ve sabıka kayıtları, tutanaklar ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında suç tarihi olan 2015 yılında müşteki … karşı zincirleme şekilde cinsel taciz suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanık aşamalarda alınan beyanlarında atılı suçlamaları kabul etmemiş, müştekinin görgüye dayalı bilgisi olmadığı gibi; sadece mahkememizde tanık olarak dinlenen …. kendi kızı olan katılanı sanığın aradığını ve katılan ile sanığın arasındaki telefon konuşmalarını duyduğunu beyan etmişse de bu tanığın katılanın annesi olması ve bu telefon konuşması anında telefon hoparlörü kapalı olduğunu beyan etmesine rağmen bu konuşmaları duyduğunu dile getirmesi karşısında bu tanığın objektif olamayacağı ve hoparlörü kapalı olan telefon konuşmasını duymasının mümkün olamayacağı kanaatiyle bu tanığın beyanlarına itibar edilmemiş, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; ceza yargılamasının amacının hiçbir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğuna göre, bu araştırmada yani gerçeğe ulaşmada mantık yolunun izlenmesinin gerektiği, gerçeğin, akla uygun ve realist, olayın bütünü veya bir parçasını temsil eden kanıtlardan veya kanıtların bütün olarak değerlendirilmesinden ortaya çıkarılması gerektiği; aksi halde bir takım varsayımlara dayanılarak sonuca ulaşılmasının, ceza yargılamasının amacına kesinlikle aykırı olduğu, ceza yargılamasında kuşkunun bulunduğu yerde mahkumiyet kararından söz edilemeyeceği, ceza yargılamasının amacının, ihtimallerden hareketle işlenen bir suça mutlak surette bir fail, sanık bulmak olmayıp gerçek faili, sanığı bulmak olduğu ve bunun da her türlü aksi yöndeki ihtimal ve kuşkudan, varsayımdan uzak, somut delillere dayalı olmak durumunda olduğu, Yargıtay CGK.’nun 19/04/1993 gün, 1993/6-79 E.- 1993/108 K. sayılı kararı, 08/07/1991 gün, 1991/1-200 E.- 1991/231 K. sayılı kararı, 04/04/2006 gün, 2006/3-35 E.- 2006/97 K. sayılı emsal kararları da gözönüne alındığında; sanığın üzerine atılı zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu işlediği yönünde mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, şüphenin de sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı zincirleme şekilde cinsel taciz suçunun sabit olmaması sebebiyle CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekmiştir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/756 Esas, 2016/341 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.