YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3874
KARAR NO : 2023/3166
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
(HÜKMÜN AÇIKLANMASI)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/986 (E) ve 2019/1034 (K)
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2014/30 Esas, 2014/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmette tekasülle harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet vermek suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 137 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci ve dokuzuncu fıkraları uyarınca
sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına ayrıca 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesi, (mülga) 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun (353 sayılı Kanun) 16 ncı maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun Genel Tebliği (Seri No:69) uyarınca 10.000,00 TL hazine zararı ile 683,10 TL nispi harcın sanıktan tahsiline karar verilmiştir.
2. (Kapatılan) Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2014/30 Esas, 2014/317 Karar sayılı kararı yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 13.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
3.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13.01.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 03.04.2018 tarihli ve 2017/6371 Esas, 2018/3900 Karar sayılı ilâmı ile;
Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereğince sanığın üzerine atılı eylem nedeniyle toplam 26.906,20 Türk Lirası hazine zararı doğduğu ve bu zararın 353 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi gereğince tazminine hükmedilmesi gerekmekle birlikte, söz konusu kamu zararının, özel hukuk ihtilaflarında uygulanması lazım gelen Borçlar Kanunu’nun 52 nci maddesi gereğince tenkis edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde yapılan tenkis işlemi sonrası 10.000,00 Türk Lirası tutarındaki hazine zararının denetim süresi içerisinde 20 aylık eşit taksitler halinde ödenmesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde,
Kural olarak ceza yargılamasında harç alınmaması gerekmekte olup bu kuralın tek istisnasını oluşturan şahsi hukuka ait tazminata hükmedilmesi hususu 5271 sayılı Kanun’da düzenlenmemiş olduğundan, 01.06.2005 tarihinden itibaren ceza mahkemelerinde açılan davalarda maddi veya manevi tazminata da karar verilemeyeceğinden ceza mahkemeleri kararlarıyla bu kararlara karşı itiraz, istinaf veya temyiz kanun yollarına başvurulması durumunda herhangi bir harç alınamayacak olması karşısında, mahkemesince sanığın mahkûmiyetine ve kamu zararının giderilmesi şartına bağlı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip ayrıca nisbi harç bedelinin sanıktan tahsiline karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçeleriyle kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
4.Kanun yararına bozma üzerine Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/756 Esas, 2019/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 137 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci, altıncı ve dokuzuncu fıkraları uyarınca 26.906,20 TL tutarındaki kamu zararının giderilmesi koşuluyla sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
5.Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/756 Esas, 2019/357 Karar sayılı kararı; sanık tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmesi sonucunda Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/677 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine kararı verilerek kesinleşmiştir.
6.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.08.2019 tarihli ve 2019/946 sayılı yazısı ile usulüne uygun tebligata rağmen kanuni süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etmediği yönünde ihbarda bulunulmuştur.
7.Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/986 Esas, 2019/1034 Karar sayılı kararı ile Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin açıklanması geri bırakılan 16.04.2019 tarihli ve 2018/756 Esas, 2019/357 Karar sayılı hükmünün açıklanarak 5237 sayılı Kanun’un 137 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası nazara alındığında mahkûm olunan 30 gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasına ve hükümde 1632 sayılı Kanun’un 137 nci maddesi yerine 5237 sayılı Kanun’un 137 nci maddesi gösterilerek ceza tayin edilmiş olmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Hv.Ulş.Onb. Cihan …ve sanık Hv.Ulş.Er …’in Ankara Hv. K. Kh. Des. Kt. Grp. Ulş. Tb. Arç. Bl. K.lığı emrinde görevli oldukları bir halde aynı birlik emrinde görevli Hv.Ulş.Er Osman …’in sevk ve idaresindeki 600134 plakalı askerî aracıyla 13.12.2013 tarihinde İnönü Bulvarı üzerinde bulunan Gökkuşağı Kavşağı alt geçidinde arıza yapan 600108 plakalı askerî aracın çekilmesi için görevlendirildiği, arızalı aracın kurtarıcı araca yüklendiği esnada olay yerinden geçmekte olan yine aynı birlik emrinde görevli 600016 plakalı askerî aracı kullanan Hv.Ulş.Er Yunus…’nin durumu merak ederek arızalı araca yaklaştığı, aynı yol üzerinde ve aynı istikamette ilerleyerek olay yerine yaklaşan 600458 plakalı askerî aracı kullanan sanık Hv.Ulş.Er …’in duramayıp Hv.Ulş.Er Yunus…’nin sevk ve idaresindeki 600016 plakalı askerî aracın sağ arkasına ve Hv.Ulş.Er Osman …’in sevk ve idaresindeki 600134 plakalı askerî aracın sağ kapısına çarptığı ve hakimiyetini kaybederek alt geçit duvarına da çarpmak sureti ile durabildiği, yine aynı yol üzerinde ve aynı istikamette ilerlemekte olan Hv.Ulş.Er Cihan Özden’in sevk ve idaresindeki 600142 plakalı araç kaza sonrası sol şeridi kapatan Hv.Ulş.Er Yunus…’nin sevk ve idaresindeki 600016 plakalı askerî araca çarpmamak için manevra yaparak duramayıp Hv.Ulş.Er …’in sevk ve idaresindeki 600458 plakalı araca arkadan çarparak maddi hasarlı birden çok askerî aracın karıştığı zincirleme trafik kazasına sebebiyet verdikleri maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; olay 06.00 sularında gerçekleştiği için henüz havanın aydınlanmamış olduğunu, havada sis veya toz bulutuna benzer bir şeylerin bulunduğunu, görevine geç kaldığı için biraz hızlı gittiğini, tam olarak hatırlamamakla birlikte hızının saatte 100 km civarında olduğunu, 600016 plakalı aracı çok geç farkettiğini, ani fren yapması durumunda karşı şeride geçebileceğini ya da kurtarıcının altına gireceğini düşünerek düz gidip yolda … araca çarptığını, arabanın savrulmasıyla kendi sevk ve idaresindeki aracın arka bagaj tarafının kurtarıcının arka kısmına çarptığını aracın direksiyonunu sağa kırıp araca çarparak durabildiğini, kanun yararına bozma kararına bir diyeceğinin olmadığını, kaza sonucu ortaya çıkan zarara ilişkin borcu yapılandırdığını beyan etmiştir.
3.Sanık daha sonraki savunmalarında; vergi dairesine hazine zararını taksitle ödediğini ancak yapılandırmadan sonra kendisine 27.000,00 TL borç çıkarıldığını, maddi durumunun bu borcu ödemeye yeterli olmaması sebebiyle ödeme yapamadığını, ödediği miktara ilişkin makbuzların avukatında olduğunu öncelikle beraatini talep ettiğini aksi halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğini ifade etmiştir.
4.Tanıklar Yunus…, Sinan …, Osman … ve … Gülgen’in usulüne uygun olarak alınan beyanları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir.
5.Dosya kapsamında bulunan Ulaştırma Tabur Komutanlığı sürücü genel talimatı, araç zimmet formu, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi, tahmini hasar tespit raporu, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, sürücü kaza raporları, tekerlekli araç günlük görev koruyucu bakım formları, sivil ve askeri sürücü belgesi, amortisman bedeli düşürülmüş ve kuruşlandırılmış kati hasar tespit raporu, bilirkişi raporu ve mevcut diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
6.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.08.2019 tarihli ve 2019/946 sayılı ihbar yazısı dava dosyasında mevcuttur.
7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemece, zararın giderilmesi koşuluyla hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın yargılamaya konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde zararı karşılamaması sebebiyle hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında hizmette tekasülle harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet vermek suçundan yapılan uygulamaya ilişkin olarak 1632 sayılı Kanun’un 137 nci maddesi yerine hatalı olarak 5237 sayılı Kanun’un 137 nci maddesi gösterilmek suretiyle karışıklığa sebep olunması,
2.5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/986 Esas, 2019/1034 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.