Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6682 E. 2023/1014 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6682
KARAR NO : 2023/1014
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.09.2012 tarihli, 2012/1802 Esas numaralı iddianame ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs etme suçundan dava açılmıştır.
2. Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2012/250 Esas, 2015/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.10.2018 tarihli 14-2015/260635 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin akli melekelerinin yerinde olmadığına, mağdurenin anlatımları dışında delil bulunmadığına, eylemin gerçekleştiği iddia edilen yerin herkesçe görülebilecek bir mekan olduğundan sanığın mağdureye yönelik cinsel eylemi burada gerçekleştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, cezada 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince arttırım yapılırken hesap hatası yapıldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”Beyanlarına ana hatları ile itibar edilebileceği durumunun hekim olmayanlarca anlaşılabilen hafif derecede zeka geriliği tespit edilen mağdur …’nin sanığın işletmiş olduğu büfeye gittiği hususunda tarafların beyanında bir çelişki bulunmadığı,olayın gerçekleştiği tarihte manava gitmek için evden kısa süreliğine ayrılan mağdurun bir şişe su almak için sanığın işletmiş olduğu büfeye girmiş olabileceğinin olağan hayat akışı ile bağdaşmayacağı, aralarında her hangi bir husumet bulunduğuna dair tespit yapılamayan katılanın iftira atmasını gerektirir yasal bir neden bulunmadığı hususları bütün olarak değerlendirildiğinde;
Şikayetçi …’nın kızı mağdur …’yi olay tarihinde limon almak için manava gönderdiği ve mağdurun manavdan limon almasına müteakip çıkıp eve gittiği sırada sanık tarafından kolundan tutularak dükkanın içerisine sokulduğu ve dükkanda bulunduğu belirlenen masanın üzerine yatırılarak cinsel saldırı niteliğinde olan eylemleri gerçekleştirdiği dosya kapsamı ile sabit görülüp;
Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile değişik TCK’nın 102/1 maddesinde ön görülen ceza miktarları dikkate alındığında suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 102. maddesinin tatbik edilmesi halinde netice ceza yönünden sanık lehine sonuç doğacağı belirlendiğinden ve mağdurun mevcut rapor içeriklerine kendini savunamayacak durumda olduğu belirlendiğinden eylemine uyan TCK’nın 102/1, 3-a maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Mağdure hakkında düzenlenen Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin 10.07.2012 tarih 1835 sayılı Adli Kurul Raporunda ruhen ve bedenen kendini savunabilecek durumda olduğu belirtilmesine karşın, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre arttırım yapılarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2012/250 Esas, 2015/31 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.