Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/7229 E. 2010/4148 K. 04.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/7229
KARAR NO : 2010/4148
KARAR TARİHİ : 04.06.2010

…’nu kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’un bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (MUĞLA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/09/2008 gün ve 163/234 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

1-Sanığın, gelmeyen sanık … tarafından öldürülen maktul …’a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;
Alacağını isteyen sanığa, mağdur …’in küfür edip kovması üzerine, bir müddet sonra olay yerine gelen sanığın tabancayla mağdura ateş etmeye başladığı sırada, mağdurun kardeşi maktül …’ın sanığa engel olmak istediği, ancak bu kez sanığın mağdura da ateş ederek boynundan vurduğu olayda maktülden sanığa karşı tahrik oluşturan haksız bir eylem olmadığı halde, sanık lehine TCK.nun 29. maddesi uygulanarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdir ve tahrike ilişkin cezalarını azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde, eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru müdafaaya, lehe yasa hükümlerinin uygulanmadığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, sanığın mağdurlar … ve …’e yönelik öldürmeye teşebbüs suçlarının tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
3- 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden;
Atılı suç, 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca yedi yıl altı aylık uzamış dava zamanaşımı süresine tabi olup, suçun işlendiği 17.03.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar bu sürenin dolduğu anlaşılmakla hükmün (BOZULMASINA), ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının (ORTADAN KALDIRILMASINA), 04/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.