Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/10184 E. 2023/3318 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10184
KARAR NO : 2023/3318
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/367 E., 2015/608 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/367 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca neticeten 2 yıl 6 … hapis ve 160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri; aramanın hukuka aykırı olduğuna, cezanın kanunda belirtilenin üzerinde olduğuna, zararın bildirilmediğine, gümrük lehine haksız olarak vekâlete hükmedildiğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.03.06.2015 tarihinde 23 AG 469 plakalı araçla doğu illerinden batı illerine yüklü miktarda gümrük kaçağı sigaranın nakledileceği yönünde istihbari bilgiler üzerine, 07.45 sıralarında kolluk görevlilerince, gerekli güvenlik önlemleri almak üzere Taşova kavşağına gidildiğinde, bahse konu aracın görülerek takibe alındığı, nöbetçi Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı uyarınca, aracın durdurularak yapılan aramasında; 10.830 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık talimat mercii tarafından alınan savunmasında, kiraladığı araçla Doğubayazıt’tan kaçak sigaraları satmak üzere aldığını ikrar emtiştir. Suça konu sigaraların bandrolsüz olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

3.Dosyada yer alan tutanağa göre suçta kullanılan nakil aracının arka koltuklarının sökülü olduğu, bagajda olması gereken lastik değişim malzemelerinin ön yolcu koltuğunda olduğu ve bu kısımların kaçak sigaralarla doldurulduğu anlaşılmaktadır.

Malen sorumlunun kovuşturma aşamasında dinlenmediği, suçta kullanılan nakil aracına şerh konulması üzerine, ruhsat sahibi adına vekâlet sunarak aracı teslim almaya gelen Rıza …’in dosyaya sunduğu kira sözleşmesinde aracın plaka bilgilerinin, kiralama tarih aralığının da yer almadığı görülmektedir.

İddianame sevk maddeleri arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının yer aldığı, mahkemece suçta kullanılan nakil aracına yönelik karar verilmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden; her ne kadar Tebliğname’de sanığın bu dosyadaki suç tarihinden sonra 18.06.2015 ve 13.07.2015 tarihlerinde işlediği aynı türden suçları hakkında kamu davalarının devam ettiği, sanığa atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu, adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların birleştirilmesi ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de sanık hakkında işbu dosya kapsamında 16.06.2015 tarihinde düzenlenen iddianame ile hukuki kesinti oluştuğundan, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas olan eyleminin bulunmadığı anlaşılmış, bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

Ancak;
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 … maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 … maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,

3.Suçta kullanılan 23 AG 469 plakalı nakil aracı yönünden malen sorumlu Veysi …’in usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığı tespit edilmesi, dava konusu kaçak eşyanın taşıma aracının yüküne göre miktar ve hacim açısından ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı ve aracın değeri bilirkişi raporu ile tespit edilerek müsaderesinin hakkaniyete aykırı olup olmayacağı da tartışılıp sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken araç müsadere davası hakkında karar verilmemesi,

4.Bandrolsüz olduğu hususunda itiraz ve tereddüt bulunmayan sigaralar ile ilgili keşif yapılarak sebep olmadığı yargılama giderinin sanığa yükletilmesi,

Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/367 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.