YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19854
KARAR NO : 2023/3549
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/174 Esas, 2020/343 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : …
SUÇ : 5187 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen yürütülen soruşturma neticesinde, sanıkların 5187 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2013/368 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5187 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 21 … maddesinin birinci
fıkrası uyarınca netice 10.000,TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 18.02.2019 tarihli ve 2018/3771 Esas, 2019/4431 Karar sayılı kararı ile İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli kararı, sanıklara gelmedikleri takdirde yokluklarında yargılamaya devam edileceği şerhli davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi ve savunmalarının da alınmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2019/174 Esas, 2020/343 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5187 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 21 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca netice 10.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafinin temyiz istemleri,
1.Haber nedeniyle bir zararın söz konusu olmadığına,
2.Haberde suçtan zarar görenin yaşının geçmediğine ve haberin hızlı yapılması nedeniyle yaşının araştırılamadığına,
3.Cezai sorumluluğun haberi yayımlayana ait olduğuna ve sanıkların ikisine birden ceza verilmesinin hatalı olduğuna,
ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’ın sorumlu yazı işleri müdürü, diğer sanık …’nin ise yayın danışmanı olduğu, yaygın günlük süreli yayın olan Sabah gazetesinin 11.11.2013 tarihli nüshasında, olay tarihinde 17 yaşında olduğu anlaşılan suçtan zarar gören hakkında, “Maganda kurşunu kurbanı oldu” başlıklı bir haber yayımlandığı, haberin kim tarafından yapıldığının belli olmadığı anlaşılmıştır.
2.Suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 75 … maddesi kapsamında bulunması nedeniyle sanıklara usulüne uygun önödeme önerisinde bulunulduğu, ancak sanıklar tarafından önödemenin yerine getirilmediği görülmüştür.
3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 18.02.2019 tarihli bozma kararı üzerine sanıklara, 5271 sayılı Kanun’un 195 … maddesi uyarınca duruşmaya gelmemeleri halinde yokluklarında karar verilebileceği şerhini içeren davetiye tebliğ edildiği, ancak sanıkların duruşmaya katılmadıkları anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Görüşün Değerlendirilmesi;
Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında basit yargılama usulünün uygulanmaması nedeniyle kararın bozulması istenmiş ise de 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme ile basit yargılama usulünün uygulanması konusunda hakime takdir yetkisi tanındığı, Mahkemece de bu husus tartışılarak basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar Müdafiinin Bir Kısım Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi;
1.Her ne kadar temyiz isteminde, haber nedeniyle bir zararın söz konusu olmadığı ve haberde suçtan zarar görenin yaşının belirtilmediği belirtilmiş ise de 5187 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca, suçun oluşması için 18 yaşından küçük mağdur ya da failin kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapılması yeterli olup, ayrıca yayın nedeniyle bir zarar oluşması ya da şahsın çocuk olduğunun belirlenebilir olması aranmayacağı cihetle, sanıklar müdafiinin bu yöne temas eden temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2.Sanıklar müdafii cezai sorumluluğunun haberi yayımlayana ait olduğuna ve sanıkların ikisine birden ceza verilmesinin hatalı olduğuna yönelik temyiz isteminde bulunmakla birlikte, 5187 sayılı Kanun’un “Cezai Sorumluluk” başlıklı 11 … maddesinin üçüncü fıkrasında, süreli yayınlarda eser sahibinin belli olmaması halinde cezai sorumluluğun sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkiliye ait olacağının düzenlendiği ve suça konu haberde de eser sahibi belli olmadığından sanıklar müdafiinin bu konudaki temyiz istemi reddedilmiştir.
C. Sanıklar Müdafiinin Sair Temyiz İstemleri ile Re’sen Gözetilen Hususların Değerlendirilmesi;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2019/174 Esas, 2020/343 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.