YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1704
KARAR NO : 2012/2118
KARAR TARİHİ : 23.03.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Eşini öldürmeye teşebbüs, yaralama, tehdit
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 82/1-d,35/1-2,53,58 maddeleri uyarınca 18 yıl 6 ay hapis; 86/2,86/3-a,50/1-a,52/2-4 maddeleri uyarınca 4500 TL adli para cezası, 106/1 maddesi uyarınca 8 ay hapis cezası (iki kez)
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçu yönünden yapılan incelemede,
A-Tekerrüre esas sabıka kaydı bulunan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 86. maddesine göre temel ceza belirlenirken, aynı yasanın 58/3. fıkrası uyarınca, hapis cezasının tercih edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde adli para cezasına hükmedilmesi,
B-Dosyada yer alan onaylı aile nüfus kayıt örneğine göre, sanığın oğlu olan mağdur …, suç tarihinde altı yaşında olup, beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunduğu halde, sanık hakkında belirlenen temel ceza üzerinden 5237 sayılı TCK.nun 86/3. fıkrası uyarınca artırım yapılırken, ilgili fıkranın “a” bendi yanı sıra “b” bendinin de uygulama maddesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in eşi olan mağdur …’ya karşı öldürmeye teşebbüs ve tehdit; oğlu olan mağdur …’a karşı kasten yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin edilmiş, sanığın savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri, düzeltme ve bozma nedenleri dışında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sebebe dayanmayan; sanığın eksik incelemeye, sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A-Sanık hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden,
Kabule göre,
Adli para cezasının hesaplanmasına ilişkin hüküm fıkrasında, ilgili düzenlemenin yer aldığı TCK.nun 52. maddesi yerine, kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırıma çevrilmesine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı aynı yasanın 50. maddesine göre hüküm kurulmak suretiyle, uygulama maddesinin yanlış gösterilmesi,
5237 sayılı Yasanın 58. maddesi ile düzenlenen tekerrür hükümlerinin, hapis cezasına mahkumiyet halinde uygulanabileceği gözetilmeyerek, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği halde, ilgili madde hükümlerinin uygulanması,
Yasaya aykırı olup, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
a-Hükmün “III-6” sayılı fıkrasında yer alan “5237 sayılı Yasanın 50/1-a maddesi uyarınca” ibaresi çıkarılarak yerine, “5237 sayılı Yasanın 52/2. fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi,
b-Tekerrüre ilişkin “III-9-a,b” sayılı fıkrasının hükümden çıkarılması, suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-Sanık hakkında mağdur …’ya karşı öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden,
5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi uygulanırken, ilgili hüküm fıkrasında tekerrüre esas ilamın kesinleşme tarihinin yanlış yazılması ve ilama konu en ağır cezanın belirtilmemesi,
Yasaya aykırı olup, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Hükmün “I-9-a,b” sayılı fıkralarının çıkarılarak yerine, “Sanığın yağma suçundan 9 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedildiği … 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17/11/2003 tarihinde kesinleşen 2002/292 esas ve 2003/34 karar sayılı ilamı tekerrüre esas olduğundan, sanığın cezasının 5237 sayılı TCK.nun 58/7. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, koşullu salıverilmesi halinde hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
C-Sanık hakkında mağdur …’ya karşı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden,
a-Mağdur …’nun, farklı zamanlarda kendisini tehdit eden sanıktan 02/01/2008 tarihinde şikayetçi olmasının ardından sanığın, 07/02/2008 tarihinde mağduru bıçakla yaralayarak öldürmeye teşebbüs ettiği, mağdurun ikinci kez şikayette bulunduğu 23/02/2008 tarihine kadar da mağdura yönelik tehdit eylemlerine devam ettiği olayda, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında mağdura karşı değişik zamanlarda tehdit suçunu işlediği anlaşılmakla, teselsül halinde hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmeksizin, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi uyarınca 1/4 ile 3/4 oranlarında arttırım yapılmak suretiyle tek bir hüküm kurulması gerektiği halde, yazılı şekilde teselsül hükümleri uygulanmaksızın tehdit suçundan iki ayrı hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi,
b-5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi uygulanırken, ilgili hüküm fıkrasında, tekerrüre esas ilamın kesinleşme tarihinin yanlış yazılması ve ilama konu en ağır cezanın belirtilmemesi
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 23/03/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.