YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/2594
KARAR NO : 2010/1085
KARAR TARİHİ : 24.02.2010
….’i kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2007 gün ve 33/161 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanığın hedef gözeterek ateş etmesi sonucunda, mağduru sağ meme altında 1 adet, sağ kürek kemiği altında bir ve sağ lomberde bir adet olmak üzere üç kurşun ile yaraladığı, mağdurun hayati tehlike geçirip, sağ böbreğinin alınmasına sebep olduğu olayda, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 35. maddesinin uygulanmasında, cezanın üst sınıra yaklaşılarak belirlenmesi yerine, yazılı şekilde alt ve üst sınırlar arasında 12 yıl hapis cezası tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten insan öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma ve eleştiri sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına, haksız tahrikin varlığına, sanık hakkında TCK’nun 27. Maddesinin uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanığın kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçu yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 24.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.
24.02.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat ….’ın yokluğunda 25.02.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.