YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3874
KARAR NO : 2023/5239
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.06.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 37 nci maddesinin birinci maddesi delaletiyle, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2012 tarihli ve 2012/138 Esas, 2012/197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci maddesi delaletiyle 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 08.07.2014 tarihli ve 2013/5665 Esas, 2014/5213 Karar sayılı kararı ile “… sanıkların ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeleri kullanma dışında bir amaç için bulundurduklarına ilişkin, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olduğu gözetilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması, yasaya aykırı…” olduğu gerekçesiyle 06.09.2012 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2014/282 Esas, 2014/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve müsadereye karar verilmiştir. Kararın 18.11.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
5. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2015/17 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararı ile sanığın denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
6. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 22.11.2021 tarihli ve 2020/15185 Esas,
2021/12158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından araştırma yapılmaması, sanığın hukuki durumunun basit yargılama usulü ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, gerekçesiyle 12.02.2015 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bozmaya uyularak, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/421 Esas, 2022/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yerel mahkemece sanık aleyhine yorumlanarak şüphe üzerine mahkûmiyet kararının verildiğine,
2. Ceza ve dava zamanaşımına uğradığına, kanun ve hukuka aykırı olduğuna,
3. Kararın bozulmasına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’un sürücülüğünü yaptığı ve diğer sanıkların içerisinde bulunduğu aracın kolluk görevlilerince uygulama noktasında durdurulduğu, araçta yapılan aramada sanık Halil …’in pantolonun cebinde 4 adet uyuşturucu nitelikli hapın, sanık …’in ayaklarını koyduğu yerde bulunan poşet içerisinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, olayın oluş şekli, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı ve ele geçiriliş biçimi dikkate alınarak sanıkların suça konu uyuşturucu maddeleri kullanma dışında bir amaç için bulundurduklarına ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu mahkememizce kabul edilerek eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Denetimli serbestliğe uymaması
üzerine mahkûmiyet kararı verildiği, sanığın temyizi üzerine bozma kararı doğrultusunda adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Bozmaya uyulduğu ancak, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, 188 inci veya 190 ıncı maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191 inci madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilmesi hükme bağlanmış, 191 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında ise “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun’un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı…” belirtilmiştir.
Dolayısıyla sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi çerçevesinde karar verilen “Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri” ve “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra “Kamu davası açılmasının ertelenmesi” kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek;
a. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” veya 5560 sayılı Kanun’la değişik Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
b. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı veya 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verilen “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı yoksa 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilmesi,
c. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı veya 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması,
Gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/421 Esas, 2022/85 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.