YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9971
KARAR NO : 2023/778
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 2014/14963 Soruşturma numaralı iddianame ile sanık hakkında cinsel taciz, tehdit ve hakaret suçlarından Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/242 Esas, 2015/521 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz, hakaret ve tehdit suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi ile iki kez 2 ay 15’er gün ve 1 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezaların ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetim altında bulundurulmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2019 tarihli ve 14-2015/408409 numaralı Tebliğnamesi ile onama görüşlü olarak Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Dosyayı temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde katılanın telefon numarasını alan sanığın, katılana “… şeytan”, diyerek hakaret içerikli mesaj gönderdiği, iki gün sonra ise katılanın kullandığı telefonun “Sen beni tatmin edemezsin güzelim, dudaklarından bir kere öpsem bana yeter” şeklinde cinsel taciz içerikli mesajlar attığı, müsnet eylemlerin kişilerin onur ve saygınlığını rencide edici şekilde hakaret ve cinsel dokunulmazlığı ihlal edici şekilde cinsel taciz suçunu oluşturduğu eylemin incelenen mesaj döküm tutanağına göre sübuta erdiği anlaşılmakla müsnet suçlardan sevk maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Cinsel Taciz Suçu Yönünden;
Sanığın katılana yönelik cinsel taciz içeren mesajları cep telefonu aracılığıyla göndererek müsnet suçu haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlediğinin tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddenin birinci fıkrası ile belirlenen temel cezanın, koşulları oluştuğu halde aynı Kanunun 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ile artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması neticesinde eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni olarak sayılmamıştır.
B. Tehdit Suçu Yönünden;
1.Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaate istinaden delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmayıp mahkemece suç kabul edilen eylem kararda belirtilmemiş olduğundan yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 ve 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka kesin aykırılık olarak saptanmıştır.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
C.Hakaret Suçu Yönünden;
1.Sanığın işlediği hakaret suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci maddesinin (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
2.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/242 Esas, 2015/521 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenle Düzce 1. Asiye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/242 Esas, 2015/521 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.