YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6120
KARAR NO : 2023/1781
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2014/23 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığının bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.09.2018 tarihli ve 14-2015/114680 sayılı, katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddedilmesi ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiziyle yapılacak incelemede kararın onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği
Mağdurenin sanık ile rızası doğrultusunda ilişkiye girdikten sonra tecavüze uğradığını belirtir not kağıdıyla intihar etmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediğine, sanığın sorgu aşamasında verdiği savunmasında ‘…Büşranur beni elleriyle itekleyerek ilişkiye girmek istemediğini söyledi; ancak ben buna rağmen Büşranur’u öpmeye devam ettim…’ şeklinde kısmi ikrarda bulunduğuna, rapor içerikleri ve katılanlar ile tanıkların anlatımlarının bu hususu doğruladığına, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunduğuna ilişkindir.
B.Katılanlar vekilinin temyiz isteği
Usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Her ne kadar sanık ile mağdure arasındaki ilk cinsel ilişkinin mağdurenin rızasına dayalı olmadığı, mağdurenin çantasından çıkan intihar notunun bu durumu ortaya koyduğu gibi sanığın ilk savunmasında ‘Büşranur beni elleri ile itekleyerek ilişkiye girmek istemediğini söyledi, ancak ben buna rağmen Büşranur’u öpmeye devam ettim.’şeklindeki kısmi ikrarı doğrultusunda mağdurenin sanık tarafından nitelikli cinsel saldırıya maruz bırakıldığı iddia edilerek kamu davası açılmış ise de; arama kayıtlarına göre sanığın mağdure ile çarşamba günleri buluşup onun rızasına dayalı arkadaşlık yaptığı, sanığın mağdurenin rızası ile ilişkiye girdiğine dair savunmasının aksini gösterecek bir delil bulunmadığı, sanığın kendisiyle ilişkiye girmek istemeyen mağdureyi öpmek suretiyle ilişkiye girmek için ısrarcı olması üzerine ilişkinin gerçekleşmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının aradığı anlamda cebirden bahsedilebilmesinin mümkün bulunmadığı, mağdurenin birden fazla defa mağdure ile görüştüğü, rıza dışı gerçekleşen bir ilişkiden sonra arkadaşlık ilişkisini sürdürmesinin kendisinden beklenemeyeceği, intihar mektubunda da iddiaya konu tecavüz olayının nerede, hangi şekilde gerçekleştiğine dair bir anlatımın bulunmadığı nazara alınarak sanığın cezalandırılmasına yetecek her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın mağdure ile mağdurenin intihar ettiği güne kadar iletişiminin devam ettiğini gösteren arama kayıtları, tanıkların iddiaya konu nitelikli cinsel saldırı eylemine yönelik mağdure tarafından kendilerine herhangi bir anlatımın bulunmadığını, yanlızca sevgililik ilişkisinin sona ermesini istemeyen sanığın rahatsız edici hareketlerde bulunduğu hususunda yakınmaları olduğunu ifade etmeleri, sanığın soruşturma evresinde yaptığı ve aksi kanıtlanamayan savunmalarında belirttiği üzere cinsel ilişkiyi başta kabul etmeyen mağdureyi öpmeye devam ederek ikna ettikten sonra onunla ilişkiye girmesi şeklindeki eylemin mağdurenin rızası dışında gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, mağdurenin üzerinden çıkan intihar mektubunda yer alan ifadelerin ise soyut iddialardan ibaret olduğu, başkaca bir delille desteklenmediği sürece tek başına sanığın cezalandırılması için yeterli bir delil mahiyeti taşımadığı gözetilerek sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3.İddiaya konu beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olmadığı, mağdurenin mirasçıları olan katılanlar … ile Necla’nın suçtan zarar gören sıfatlarının bulunmaları nedeniyle yargılama aşamasında davaya katıldıkları dolayısıyla müşterek vekaletnameli vekilin de temyiz isteminin bu nedenle esastan incelenebileceği anlaşıldığından, Tebliğnamedeki katılanlar vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2014/23 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.