YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7205
KARAR NO : 2023/5073
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
HÂKİMLİĞİ : Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2020/1610 Değişik iş
KABAHATLİ …
KABAHAT : 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na (5253 sayılı Kanun)
muhalefet
KABAHAT TARİHİ : 2018
İNCELEME KONUSU KARAR : Başvurunun reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
5253 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrasının ( d) bendine muhalefet eyleminden dolayı kabahatli Yusuf Karaağaçlı hakkında 914,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair Tepebaşı Kaymakamlığının 27.04.2020 tarihli ve 52 sayılı idari para cezası karar tutanağına yönelik başvurunun, Eskişehir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.07.2020 tarihli ve 2020/1610 Değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20466 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20466 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 32/d maddesine muhalefet eyleminden dolayı kabahatli Yusuf Karaağaçlı hakkında 914,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Tepebaşı Kaymakamlığının 27/04/2020 tarihli ve 52 sayılı idarî para cezası kararına yönelik başvurunun reddine ilişkin Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/07/2020 tarihli ve 2020/1610 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, dernek gelirlerinin tahsilinde kullanılan alındı belgelerinin üzerinde ödenti olarak gösterilen miktar ile derneğin işletme defterine kaydedilen miktarlar arasında farklılık bulunduğundan bahisle idarî para cezası uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de;
1-5253 sayılı Kanun’un 17. maddesinde yer alan “Derneklerin iş ve işlemlerinde, bu Kanun ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile bunlara dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerin hükümlerine aykırılık tespit edilmesi halinde, konusu suç teşkil etmeyen hata ve noksanlıkların mülkî idare amirinin yazılı istemi üzerine, ilgili dernek tarafından otuz gün içerisinde giderilmesi zorunludur.” şeklindeki düzenleme uyarınca, eksiklikler bakımından ilgili derneğe hata ve noksanlıkların giderilmesi için belirtilen süre verilmesine rağmen hata ve eksikliğin giderilmemesi halinde idarî yaptırım kararı verilebileceği, inceleme konusu dosyada kabahate konu eksiklik ile ilgili mülkî idare âmirinin bu şekilde bir bildiriminin olmadığı gözetilmeden, başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2- İdarî para cezasına dayanak denetim raporunda, aynı eylem nedeni ile suç duyurusunda bulunulmasına da karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “içtima” başlıklı 15/3. maddesinde yer alan “(3)Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hâllerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır.” şeklindeki hüküm gereğince, muteriz hakkında yapılan bir soruşturma olup olmadığı belirlenip sonucuna göre muterizin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekip gerekmediği hususu gözetilmeden, başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir…” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu; 5253 sayılı Kanun’un 17 nci maddesinde yer verilen düzenleme, konusu suç teşkil etmeyen hata ve noksanlıklar bakımından hüküm ve sonuç doğuracağından, muteriz hakkında aynı eylem nedeni ile soruşturma bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talepler yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden taleplerin KABULÜNE,
2.Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.07.2020 tarihli ve 2020/1610 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemler mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.