Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13810 E. 2023/3529 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13810
KARAR NO : 2023/3529
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2013 tarihli ve 2013/43 Esas, 2013/101 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bu kararın Cumhuriyet savcısı (lehe) ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 01.12.2016 tarihli ve 2016/5161 Esas, 2016/19933 Karar sayılı ilâmıyla;
a) İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde bu hususun kararda tartışılmaması,
b) Sanık hakkında iddianamede 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanması talep edildiği halde uygulanmama ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması,
c) Sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca artırılması sonucu 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin yasa değişikliklerinin dikkate alınması gereği,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Sanık hakkında bozma sonrası … Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2017 tarihli ve 2017/2 Esas, 2017/72 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

4. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine, … Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/234 Esas, 2021/336 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanması suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğname ile haksız tahrik nedeniyle asgarî oranda indirim uygulanması gerektiği gözetilmeden (3/4) indirim uygulanarak eksik ceza tayini ve kanun yolunun temyiz yerine istinaf şeklinde hatalı gösterilmesi nedenleriyle bozma görüşü ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; eksik gerekçe ile haksız tahrik nedeniyle (3/4) oranında indirim uygulandığına, kanun yolunun istinaf olarak hatalı gösterildiğine ilişkindir.

B. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri; meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması ve sanık hakkına beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanık ve katılan arasında, telefonla arama meselesinden ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemeyen şekilde çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın, katılana kafa atttığı, katılanın birden fazla diş kaybı nedeniyle duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılan ve tanıkların anlatımları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 19.09.2013 tarihli adlî muayene raporu ile sanığın eylemi neticesinde katılanın birden fazla diş kaybı nedeniyle duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ve bozma gerekleri yerine getirilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ve müdafiinin; meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması ve sanık hakkına beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Katılanın beyanları ile uyumlu adlî rapor içeriği, tanık anlatımları ve sanığın ikrarı karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosyada mevcut deliller ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeniyle meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin anılan temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Cumhuriyet savcısının; eksik gerekçe ile haksız tahrik nedeniyle (3/4) oranında indirim uygulandığına, kanun yolunun istinaf olarak hatalı gösterildiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar bakımından 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi uyarınca bu hükümler kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun’un 305 … ila 326 ncı maddelerinin uygulanması gerektiği, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün daha önce Yargıtay incelemesinden geçerek bozulmuş olması nedeniyle bozma sonrası kurulan hükmün temyiz kanun yoluna tâbi olduğu gözetilmeden, hüküm fıkrasında başvurulacak kanun yolunun istinaf olarak gösterilmesi suretiyle tarafların yanıltılması,
2. Sanık ve katılanın olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği anlaşılmakla, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası

gereğince asgarî seviyede (1/4) oranında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden, (3/4) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini hususları, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-1-2) paragraflarında açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi kanun yolu ve haksız tahrik indirim oranı yönünden yerinde görülmekle, … Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/234 Esas, 2021/336 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.