YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1027
KARAR NO : 2023/4756
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira ve hakaret suçlarından dava açılmıştır.
2. Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira ve hakaret suçlarından ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın suç kastının bulunduğuna ve mahkeme gerekçesinin yetersiz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık …’in … haber gazetesi yayın işleri müdürü, sanık …’in de … haber gazetesi sahibi olduğu, 15 Şubat 2015 tarihinde….com adlı internet sitesinde ve 19.2.2015 tarihli … haber gazetesinde “işte şok iddialar vurgun büyük işte belgeli elektrik hırsızlığı iddiaları” başlığı ile yapılan haberde katılana iftira ve hakarette bulundukları iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir olgu veya fiil isnat edilmesi veya sövme niteliğinde harekette bulunulması gerekir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
2. İftira suçunun oluşabilmesi için ise yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Ceza Genel Kurulu’nun 2016/64 Esas, 2018/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, bir eylemin hukuk düzeni tarafından cezalandırılması ancak onu hukuka uygun kılan, diğer bir anlatımla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir nedenin bulunmamasına bağlıdır. Bu kapsamda, basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk nedeni oluşturan haber verme ve eleştiri hakkı üzerinde de durulmasında yarar bulunmaktadır. Temelini Anayasa’nın 28 inci ve devamı maddelerinden alan haber verme ve eleştirme hakkının kabulü için, açıklama veya eleştiriye konu olan haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgisinin ve yararının bulunması, açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması gerekir. Düşünce özgürlüğü ve dolayısıyla eleştiri, demokratik toplumlarda vazgeçilmez bir haktır. Toplumun ilerlemesi ve yararı için zorunludur. Bu, demokratik toplum düzeninin ve çoğulculuğun gereğidir. Eleştiri de kaynağını bu özgürlükten alır, eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz. Eleştiri övgü olmadığına göre sert, kırıcı ve incitici olması da doğaldır. Somut olayda,kullanılan sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Yine katılan hakkında yayınlanan haber içeriklerine göre iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, aksi düşüncenin, ifade özgürlüğü ile ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olan basın özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebileceği anlaşıldığından mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi.