Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/802 E. 2023/2191 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/802
KARAR NO : 2023/2191
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Osmaniye ….. Noterliğinin 31.10.2001 tarih ve …. yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile Eşe …’nün ve Osmaniye ….. Noterliğinin 13.12.2000 tarih ve 14337 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile de … ve …’nün kendilerine ait olan Osmaniye ili, ….. Köyü, …. Hüyüğü 7 pafta 56, 57, 62, 63 parsel, 12 pafta 127 parsel, 14 pafta 483 ve 485 parsel, 10 pafta 110 parsel, 400 parsel ve 402 parsel, 5 pafta 350 parsel, 7 pafta 318 ve 317 parsel sayılı taşınmazlarda bulunan hisselerini müvekkiline sattıklarını, satış bedelinin ödendiğini, satın alınan taşınmazın zilyetliğinin satış tarihinden bu yana müvekkilinde olduğunu, davalıların bu güne kadar devir yapmadıklarını ileri sürerek taşınmazlarda davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili davacının tescil talebinin 2000 ve 2001 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayandığını, zamanaşımı hususunun dikkate alınması gerektiğini, ayrıca Tapu Kanunu uyarınca tapuya şerh edilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi şerh tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirterek davanın reddine istemiştir.

2. Davalı … Çevik Ünlü duruşmalara katılarak 2000’li yıllarda kardeşleri ve kendisinin bu araziyi noter huzurunda sattıklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmeye göre davalıların dava konusu edilen taşınmazlardaki muris Gaffar Ünlü’den kendilerine intikal edecek olan hisselerinin tamamını davacıya satmayı vaat ettiklerini, Kırmıtlı Köyü 124 ada 11 parsel ve 124 ada 20 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı incelendiğinde bu taşınmaz yönünden elbirliği ortaklığının henüz çözülmemiş olması ve tüm mirasçıların satış vaadinde bulunmaması nedeniyle sözleşmenin ifa olanağı olmadığı, gerekçeleriyle bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

2. Vaade konu diğer taşınmazların muris Gaffar Ünlü’den davalılara intikalinin yapılmış olduğu Eşe Şilan’ın bu taşınmazlardan bir kısmındaki (124 ada 49 parsel, 130 ada 4 parsel, 132 ada 10 parsel, 133 ada 4 parsel, 134 ada 1 parsel, 134 ada 3 parsel, 135 ada 32 parsel) hisselerini davadan önce tapu satış senedi ile davacıya devrettiği, … ve …’nün davadan önce intikal sonucu kendilerine düşen hisselerinde herhangi bir devir yapmadığı ancak dava açıldıktan sonra davalılar Taylan ve Eşe Şilan’ın vaade konu bir kısım taşınmazlardaki hisselerini …’a sattıkları anlaşılmış davacıya satılan hisseler bakımından seçimlik hakkı hatırlatıldığı davacının davasını …’a yönelttiği açıklanmıştır.

3. … ve …’nün Tülay’ın …’nün baldızı olduğu ve satış senedinde vekaleten satış yapanın davalıların vekili olduğu, edimin ifasından kaçınmak için bu devrin danışıklı yapıldığı ve Tülay’ın kötüniyetli olduğu kanaatine varılarak Tülay adına devredilen taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

4. Davalılar adına kayıtlı olan vaat konusu diğer taşınmazlar yönünden ise satış vaadinin şekil şartlarına uygun yapıldığı davacının edimini yerine getirdiği, davalılardan edimin ifasını talep edebileceği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

5. Elbirliği mülkiyetinin 14.09.2012 tarihinde paylı mülkiyete dönüştüğü, bu tarihte ifa olanağının doğması ile davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı gerekçesiyle davalının zaman definin dikkate alınmadığı izah edilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde … ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … istinafı; tapudaki kayıtlara güvenerek taşınmazları satın aldığını, iyi niyetli olduğunu, zamanaşımı def’ilerini dikkate almadan, raporlara karşı itirazları dikkate alınmaksızın, tanık ve taraf beyanlarına itibar edilmeksizin hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı … istinafı; zamanaşımı hususunun dikkate alınması gerektiğini, araştırma yapılmaksızın, raporlara karşı itirazları dikkate alınmaksızın, tanık ve taraf beyanlarına itibar edilmeksizin hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığını, davalı … kendisinin iyiniyetli olduğunu ileri sürmüş ise de davalı …’ın baldızı olması, yatırım amaçlı olmayıp yaklaşık on adet taşınmazda hisse satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olması hususları göz önüne alındığında Taylan ile Tülay arasındaki satışın muvazaalı olduğu kanaatine varıldığını açıklayarak davalıların istinaf talepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … ve davalı … vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … ve davalı … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.