YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15961
KARAR NO : 2007/23097
KARAR TARİHİ : 11.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Davacı, ilk prim kesintisini takip eden aşbaşından itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddine. Davalının tüm davacının sair red
2.Dava,davacının 1994 yılında sattığı ürün bedelinden prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 01.04.1996 tarihinden itibaren tarım … sigortalı olduğunun tespitine karar verilmişse de sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinde yanılgıya düşüldüğü anlaşılmaktadır.
Davanın, yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre, sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir..
Dosya kapsamından, davacının teslim ettiği şeker pancarı ürün bedelinden ilk kesintinin 19.04.1995 tarihinde Adapazarı Şeker Fabrikasınca yapıldığına ilişkin tefkifat belgelerini ibraz ettiği 17.02.1986 tarihinde kooperatif, 08.01.2002 tarihinde ziraat odası kaydının başladığı, 1996, 1997, 1998, 2002 ve 2004 yıllarında kesintinin bulunduğu, bu tarihten sonra tarımsal faaliyetine devam ettiği ancak 24.05.1995-31.12.1995 tarihleri arasında da 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece ilk kesintinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 01.05.1995 tarihinde davacı 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğundan bu sigortalılığın sona erdiği 31.12.1995 tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.1996 tarihinden itibaren tarım … sigortalılığının başlatılması gerekirken 1995 yılına ait kesintiye ilişkin kaydın … İl Müdürlüğünde bulunmadığı yönündeki yazı cevabının davacının aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği dikkate alınmayarak 01.04.1996 tarihinden itibaren … sigortalılığının tesbitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan hukuki dayanağı gösterilmeden, davacı tarafından açılan dava kabul edildiği ve dava açılmasına davalı kurumun hatalı uygulamasının neden olduğu gözetilmeksizin davanın mahiyeti gibi hatalı bir değerlendirme ile davacı yararına avukatlık ücreti takdir edilmemesi ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması da isabetsizdir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hüküm fıkrasının 2.bendindeki “01.04.1996’tarihinin silinerek yerine ” 01.01.1996″ tarihinin yazılmasına 4 ve 5 .bendlerinin silinerek yerine “Davacı yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 450.00YTL avukatlık ücreti ile davacı tarafından yapılan yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekli ile onanmasına. 11.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.