Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1643 E. 2023/1468 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1643
KARAR NO : 2023/1468
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının davalıya ham kumaş temin ettiğini, tarafların faks yolu ile fiyat konusunda anlaştıklarını, kumaş bedellerine karşılık davalıya 15.08.2012 keşide tarihli 170.000,00 TL bedelli çek verildiğini, boya işlemi sonrasında gönderilen kumaşlarda ayıpların ortaya çıktığını, bu durumun hemen davalıya mail yolu ile bildirildiğini, davalı firmaya ayıplı olan kumaşların 3 adet iade faturası düzenlenerek iade edildiğini ileri sürerek çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iadesine ve davalının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asıl ve birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak 16.10.2012 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, çekin iadesine ve davalının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; ayıp ihbar sürelerine riayet edilmediğini, ayıp bildiriminin de usulsüz yapıldığını, alımdan sonra 2 ay geçmesine rağmen testlerin yeni yapılmasının hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, çeklerin iadesi halinde 89.125,00 TL alacağının bulunduğunu belirterek haksız davanın reddi ile %40’dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 09.11.2015 tarih, 2014/342 E. ve 2015/788 K. sayılı kararı ile kumaşın üretiminde usulüne uygun iplik kullanılmamasından dolayı gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hemen satıcıya bildirimde bulunulması gerektiği, teslim ve boyama işlemlerinden 1 ay 6 gün sonrasında yapılan ihbarın ”hemen” kavramı içine girmediği, ihbarın süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 06.03.2019 tarih, 2017/5435 E. ve 2019/1440 K. sayılı kararıyla davacı alıcının ayıplı mallara ilişkin gizli ayıbı öğrendiği tarih tespit edilerek ayıp ihbarının davalıya hemen bildirilip bildirilmediği incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayıbın gizli ayıp olduğu, ayıp ortaya çıktıktan hemen sonra ayıp ihbarının yapıldığı, davalı tarafa verilen 170.000,00 ve 100.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle davacının davalıya toplamda 65.534,46 TL borçlu olduğu, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine hükmedilebilecek tazminat yönünden verilen ihtiyati tedbirin çeklerin ödenmemesi şeklinde verildiği, bu şekildeki tedbirin 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi kapsamında bir tedbir olmaması nedeniyle davalı lehine tazminata hükmedilmeyeceği, kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine hükmedilebilecek tazminat yönünden ise, davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davacının toplam 270.000,00 TL’lik borcunun, 65.534,46 TL’yi aşan miktar yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, şartları oluşmadığından, kabul edilen miktar yönünden davacının, reddedilen miktar yönünden davalının tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kumaşlarda izler bulunduğunu, alınan bilirkişi raporunda normal olduğu belirtilmişse de tüm kumaşların ayıplı olduğunu, bu hususta yeni rapor alınmasını talep ettiklerini, ancak isteklerinin karşılanmadığını, ürünleri yurtdışına satacaklarını, yurtiçi piyasası dikkate alınarak değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kumaşların doğrudan boyama işlemine tabi tutulmasının doğru olmadığını, önceden test edilmesi gerektiğini, zamanında ayıp bildirimi yapılmadığını, şekle uygun ayıp ihbarının da olmadığını, raporun da yeterli incelemeye dayalı hazırlanmadığını, tüm ürünler incelenerek raporun hazırlanması gerektiğini, tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satılan malzemenin ayıplı olup olmadığını, verilen çekler nedeniyle borcun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun’un 72 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.