Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/5984 E. 2010/1984 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/5984
KARAR NO : 2010/1984
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

…’ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık …, … ‘ı yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24/12/2008 gün ve 155/463 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmemiş ise de, infazda resen nazara alınacağından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun niteliği tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin derecesi ve niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin yasal savunmaya vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A-Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-Sanık … hakkında kasten yaralama suçu ile sanık … hakkında adam öldürmeye kalkışma suçları yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay günü akşamı sanıklar … ile …’ın yolda karşılaştıkları, sanık …’in, …’a “oğlum” diye hitap etmesi nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, çevredekilerin onları ayırdığı, sanık …’in, sanık …’a hitaben “bekle geliyorum” diyerek eve gittiği, ruhsatsız tabancasını alarak oğlu … Serkan ile birlikte olay yerine geldiği, … ’ın bağırıp küfür etmeye başladığı, sanık …’in tabancayla sanık …’a 3 kez ateş ettiği, bunlardan birinin mağdur sanık …’ın sol kasık bölgesine girerek onun yaşamını tehlikeye sokmayacak, basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, tabancanın tutukluluk yapması üzerine sanıkların birbirlerine vurmaya başladıkları, kavga sırasında sanık …’in tabancanın kabzesi ile mağdur sanık …’a vurarak,sol elmacık kemiği ve burun kırığı oluşturacak şekilde yaraladığı, sanık …’ın ise bıçak ile mağdur sanık …’in boyun,göğüs, batın ve sağ ön koluna vurarak 6 yerinden yaraladığı, boyun
ve batın soldaki yaraların mağdur sanığın yaşamını tehlikeye soktuğu, çevredekilerin tarafları ayırarak olayı sonlandırdıkları, mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu olayda;
a)Sanık …’in olayda kullandığı silahın niteliği, atış sayısı, sanık …’ın hareketli bir pozisyonda olması nedeni ile atışlardan birini isabet ettirip, ikisini isabet ettirememesi, silahının tutukluk yapması üzerine bu kez silahın kabzesi ile sanık …’ın elmacık ve burun kemiğini kıracak şekilde saldırısına devam etmesi hususları dikkate alındığında ortaya çıkan kastının adam öldürmeye yönelik olduğu halde, adam öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
b)Sanık …’ın, sanık … tarafından kendisine yapılan silahlı saldırı ve silahın tutukluk yapmasına rağmen kabzesi ile devam eden ve her an için elverişli hale getirilip tekrar atışa devam imkanı olan haksız saldırıyı o anda hal ve koşullara göre, saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlediği fiilden, yasal savunma nedeniyle TCK.nun 25/1.maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve beraatına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde adam öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
aa)Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken cezasından TCK.nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılması yerine, 10 ay hapis ve 375,00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
bb)Sanıklar hakkında hapis cezalarına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK.nun 53. maddesinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
cc)Mağdur-Sanık …’ın vücudunda oluşan kemik kırığı nedeniyle sanık …’e verilen cezanın TCK.nun 87/3.maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), karşı temyiz bulunmadığından CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca, sanık …’in kazanılmış hakkının gözetilmesine, 31/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.