YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/8298
KARAR NO : 2010/4393
KARAR TARİHİ : 10.06.2010
…’ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde ateş etmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar … ile …’nün bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.2008 gün ve 182/278 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
A) Oluş ve kabule göre, mahkemenin takdirinde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamadeki 463. Maddenin uygulanması gerektiğine yönelen bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
B) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık … …’ın kasten insan öldürmeye teşebbüs suçu ile sanıklar … …, … ve …’in 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Sanık … …’ın kasten insan öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçları ile sanıklar … ve …’in 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçları yönünden kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2- Sanıklar … ve …’in genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçları yönünden ;
Kasten insan öldürmeye teşebbüs suçunun soyut tehlike suçu olan genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçuna dönüşemeyeceği gözetilmeyerek bu suçtan hüküm kurulması,
3- Kabule göre de; genel güvenliği tehlikeye sokmak suçundan tahrik hükümlerinin uygulanamayacağının düşünülmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükümlerin farklı gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 09.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.