Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/2859 E. 2010/700 K. 09.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2859
KARAR NO : 2010/700
KARAR TARİHİ : 09.02.2010

Karısı …’ı öldürmekten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23/06/2008 gün ve 337/204 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten eşini öldürmek suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede tahrik indirimi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın akıl hastalığı ve cezai ehliyeti konusunda, … Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde dört kişilik ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanınca verilen sanığa “Sanrısal Bozukluk” teşhisi konulduğunun, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığının ve TCK.nun 32/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğu belirtilen 22.11.2007 tarihli rapor ile sanığın cezai ehliyetinin tam olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nun 16.04.2008, Adli Tıp Gözlem İhtisas Dairesinin 06.02.2008 tarihli raporları arasında çelişki bulunduğu halde;
Sanık Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilerek, muayenesi yapılarak, suç tarihi ve şimdiki hali itibariyle, akli durumu ve cezai ehliyeti konusunda Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında sanığın tahliye talebinin REDDİNE, 09.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

09/02/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … Öcalan’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat …’in yokluğunda 11/02/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.