YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5583
KARAR NO : 2023/1981
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … köyü 518 ada 2 parsel, 316 ada 11 parsel, 320 ada 1 parsel, 319 ada 3 parsel, 296 ada 1 parsel, 107 ada 1 parsel, 294 ada 1, 184 ada 7, 199 ada 23, 289 ada 8 parsel, 312 ada 7 parsel, 115 ada 4,184 ada 7 parsel, 184 ada 8 parsel ve 184 ada 9 parsel ve 118 ada 1 parselin ifrazından oluşan yine harman yeri niteliğindeki 205 ada 2 ve 3 parsel, 119 ada 1 parselin ifrazından oluşan harmanyeri niteliğindeki 206 ada 111-112-113 ve 114 no.lu parseller ile yine 50-53-54-92-102 ve 106 no.lu parsellerin köy tüzel kişiliği adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Maliye Hazinesi adına ve harman yeri niteliğindeki 120 ada 1 parselin kadastroca yine harmanyeri niteliği ile 264 ada 1 parsel no.da tescil edilmesi nedeniyle köy tüzel kişiliği adına olan kaydın iptali ile neticeten numarası belirtilen parsellerden mera olan taşınmazların mera olarak sınırlanmasına, harman yeri olan taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … köyü tüzel kişiliği vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile:
1- Dava konusu … ili, … ilçesi, … köyü, … civarı mevkinde kain 206 ada 28 parselde kayıtlı 2532 m2 büyüklüğündeki bahçe vasıflı taşınmazın davalı köy tüzel kişiliği adına olan tapu kaydının iptaline, taşınmazın dere yatağı olduğunun tepsiti ile tescil harici yerlerden olması sebebi ile haritasında gösterilmesine,
2- Davacının diğer parseller ile ilgili açtığı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/11147 Esas 2016/2648 Karar sayılı kararıyla ” .. doğru sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle çekişmeli taşınmazlara bütün yönlerden sınır bulunan, komşu taşınmazlar ile komşu yol ve derelerden sonra gelen taşınmazlar da dahil olmak üzere, tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri ve varsa uygulanan kayıtları ve bu kayıtların oluşum belgeleri Toprak Komisyonunca düzenlenen mera norm kararı ve haritaları getirtildikten sonra mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre bildirilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, 3 kişilik fen bilirkişi ve 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazlara komşu olan bütün parsellerin tutanak ve dayanakları kayıtlar uygulanarak taşınmazlar yönünü ne gösterdiği belirlenmeli, Toprak Komisyonunca düzenlenen mera norm tutanağı ve haritası kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişiler eli ile uygulanmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, öncelerinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, taşınmazların kadim mera olup olmadığı, hususları etraflıca sorulup saptanmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, tespit bilirkişileri dinlenerek taşınmazların öncesinin ne olduğu hususunda bilgileri alınmalıdır. Keşfe katılacak 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulundan, önceki keşifler sonucu dosyaya ibraz edilen ziraatçı bilirkişi raporlarındaki bulgular da değerlendirilerek çekişmeli taşınmazların geneli ile her bir çekişmeli taşınmazın niteliği, toprak yapısı, komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler, mera niteliğinde bulunup bulunmadığı, mera oldukları bildirilecek yerlerden nasıl ayrıldıkları ve aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı konularını açıklar, bilimsel verilere dayalı, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak uzman 3 kişilik fen bilirkişi heyetinden keşif ve uygulamayı izlemeye ve denetlemeye imkan verir, mera norm kararı ve mera haritaları (18.8.1971 tarihli 1/5000 ölçekli harita) ile kadastro paftasını çakıştırmalı” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava konusu taşınmazların mera ve harman yeri niteliğinde olduğu iddia edilmiş ise de ilgili mera norm kararı ile haritaların bulunamadığı, bu konuda herhangi bir emareye rastlanmadığı, teknik bilirkişilerce dava konusu parsellerin dayanağı olan 18.08.1971 tarihli mera haritasının her ne kadar 1/5000 ölçek yazılmış olsa da haritanın kabaca ve ölçeksiz çizildiği, bu nedenle harita çakıştırmasının yapılamadığı, haritanın uygulamasının ancak kabaca ve parsel bazında şekil olarak yapılabildiği ve bunun da sağlıklı bir uygulama olmayacağı ve dosya içerisinde mera norm tutanaklarının da bulunmadığının belirtildiği, dava konusu taşınmazların evveliyatının kadim mera olup olmadığının kesin olarak tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle, eksik araştırma ile karar verildiğini, davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazların mera olarak sınırlandırılması ve harman yeri olarak Hazine adına tesciline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun; 14. maddesinin ilgili kısımları şöyledir; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.
(Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 – 5403/26 md.) Sulu veya kuru arazi ayrımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır.”
17. maddesinin ilgili kısımları şöyledir;”Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.”
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla davada uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesindeki sebeplerin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uygun şekilde karar verilmesine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine temsilcisinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.