YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/10170
KARAR NO : 2010/1994
KARAR TARİHİ : 31.03.2010
…’yı kasten öldürmeye teşebbüsten, mala zarar vermekten ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar … ve …, işbu suçlara yardımdan sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: sanıklar … ile …’ın hükümlülüklerine, …’ın beraatine ilişkin (YALVAÇ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.04.2008 gün ve 69/42 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanıklar … ile … müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar … ve … hakkında duruşmalı, diğer sanık …’ın temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Sanık …’ın adli sicil kaydından, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.09.2002 tarih 1-271 sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK.nun 308/3, 61, 72, 647 sayılı Yasanın 4, 6. maddeleri uyarınca 60.000.000-TL. ağır para cezasına mahkum olduğu, kararın 04.04.2003 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığı halde, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması,
b) Sanıklar … ve …’ın, mağdur …’da sağ ön kol 1/2 orta kesimde tanımlanan ve bazilik ven kesisine, sol ön kol ekstensör yüzde tanımlanan ve radial arter kesisine, sol gluteal bölgede tanımlanan ve inferior arter kesisine ve sol uylukta tanımlanan ve derin femoral arter müsküler dalı kesisine neden olan toplam 4 adet kesici delici alet yaralanması oluşturdukları, her bir yara nedeniyle ayrı ayrı hayati tehlike geçirildiği, yaraların basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu, sağ dirsekte tanımlanan ve multiple tendon kesilerine neden olan bir adet yara ile sağ el bileğinde unlar sinir kesisine neden olan bir adet kesici delici alet yarası nedeniyle hayati tehlike geçirilmediği bu yaraların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, alında tanımlanan 1 adet, sol göz lateralinde iki adet, sağ ön kol lateralinde üç adet, sol uylukta iki adet yumuşak doku seyirli kesici delici alet yaralarının hayati tehlike yaratmadığı, bu yaraların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla; teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı TCK. nun 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, zararın ağırlığı dikkate alınarak, üst sınıra yaklaşılarak ceza verilmesi yerine 12 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini,
Aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar … ve …’ın kasten insan öldürmeye teşebbüs ve mala zarar verme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık … yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar … ve … müdafilerinin sanık … yönünden sübuta, sanık … yönünden suçların vasfına, yasal savunma koşullarının oluştuğuna, tahrikin varlığına, gönüllü vazgeçme olacağına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Avukatlık Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekeceğinden, “1.100-TL. avukatlık ücretinin Hazineden tahsiliyle sanık …’a verilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine karar verilmesi suretiyle CMUK.nun 322. maddesiyle tanınan yetkiye istinaden DÜZELTİLEN hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), ceza miktarı ve tutuklulukta kalınan süre nazara alınarak sanıklar … ve … müdafilerinin tahliye taleplerinin reddine 31.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
31.03.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar … ile … müdafii Avukat … ’un yokluğunda 01.04.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.