Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8301 E. 2023/1094 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8301
KARAR NO : 2023/1094
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki takibe konu icra emrine aykırılık nedeniyle memur işlemini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takipteki şikayet konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

Kararın davalı kiralayan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kiralayan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı 3. kişi vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından başlatılan takipte infazı istenen mahkeme kararının kiracı … … Hizmetleri Ltd.Şti. hakkında verildiğini, infaz için gelinen kiralananın boşaltılmış olduğunun haciz tutanağı ile tespit edildiğini, icra dosyasına tapu kaydı ve ilamın tarafı olan kiracının, kiralanandan başka bir mahkeme kararı ile tahliye edilmiş olduğunu, kiralananın malik sıfatıyla …’ün zilyetliğinde olduğu bilgisinin verildiğini ve belgelerin ibraz edildiğini, buna rağmen kiralanandan tahliye işlemi yapıldığını ve kendilerinin kiralanandan tahliye edildiğini, ilam alacaklısı kiralayan sıfatına sahip olup malik olmadığı gibi ilamın da mülkiyet veya zilyetliğin devrine ilişkin olmadığını, bu nedenle tahliye işleminden sonra taraflarınca tekrar kiralananın anahtarının değiştirilip kiralanan yeri, oğlu …’e teslim ettiğini, sonrasında tekrar icra müdürlüğünce kiralanan yere gelindiği ve bu kez gerçeğe aykırı bir tutanakla malikin oğlunun borçlu şirket yetkilisiymiş gibi göstermek suretiyle bir kez daha tahliye işlemini gerçekleştirdiğini, ilamda borçlu olan şirketin kiralananda bulunmadığının daha önce tutulan tutanaklarda açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen, ilamın infazı gerçekleştiği halde tekrar tahliye işlemi yapılarak malikin taşınmazdan tahliye edilmesi işlemlerinin hukuka aykırı olduğu nedenlerine dayanarak haciz tahliye işleminin iptali ile taşınmazın anahtarlarının davacı malike iadesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kiralayan vekilince verilen cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; şikayetin kabulü ile tahliye işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kiralayan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı kiralayan vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ilamın infaz edilecek kısmını yorum yoluyla belirleme yetkisinin bulunmadığını, şikâyet edenin icra memurunun muamelesini dava konusu yaptığını, icraca infazı yapılan ilama uygun olarak tahliye ve teslim yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı dikkate alınmadan, İcra hukuk Mahkemesinde davacı tarafın tapu kaydına dayanmasına itibar edilerek mülkiyet ve zilyetlik hakları karşılaştırılarak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren bir konuda tapu kaydına üstünlük tanınması suretiyle şikâyetin kabul edilmesinin doğru olmadığını, tahliye ve müvekkiline yapılan teslimin hukuka uygun olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davalı alacaklı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde icra dosyasında, … 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/874 Esas-2018/1223 Karar sayılı ilamında kiracı … … Hizmetleri Ltd. Şti.nin tahliyesine ilişkin verilen kararın 17.12.2019 tarihinde kesinleşmesi üzerine, 10.07.2020 tarihinde taşınmaz boşaltılarak ve değiştirilen kilit anahtarı alacaklı vekiline teslim edilmek suretiyle mahkeme kararının tahliye hükmünün infaz edildiğinin anlaşıldığı, iptali istenen 14.07.2020 tarihli haciz tutanağına göre, tahliye adresinde borçlu şirketin bulunmadığı, 3. kişi …’ün tahliye esanasında geldiği ve içeride boya kutularının olduğu, anahtarın değiştirildiğinin belirtilerek, eşyaların çıkartılarak, alacaklı vekiline teslim edildiğinin belirlendiği, İcra Müdürlüğünün yine iptali talep edilen 21.07.2020 tarihli haciz tutanağı ile dükkan içinde koltukların olduğu ve … tarafından işgal edildiği belirtilerek, taşınmazdaki eşyalar boşatılarak, kapının anahtar göbeği değiştirilerek alacaklı vekiline teslim edildiğinin tutanaklarla sabit olduğunu, davalı tarafça taşınmazı işgal ettiği belirtilen davacıların mülkiyet iddiasında bulunan üçüncü şahıslar olduğunu, takibin ve ilamın tarafı olmadığını ve taraflar arasındaki mülkiyete ilişkin uyuşmazlığın genel mahkemelerde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin tahliye işlemlerinin iptaline ilişkin kararında bir isabetsizlik görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kiralayan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kiralayan vekili istinaf dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İcra Dairesinin 14.07.2020 tarihli ve 21.07.2020 tarihli tahliye işlemlerinin iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 16. madde., 27. madde, 276. madde.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Kira sözleşmesine dayalı olarak verilmiş olan tahliye kararları da İİK’nın 26 ve sonraki maddelerine göre icraya konur.

Tahliye ilamı bir kira sözleşmesine dayanarak verilmiş ve tahliyesi istenen taşınmazda davalıdan (borçlu kiracıdan) başka bir üçüncü kişi bulunursa bu halde İİK’nın m. 41 hükmü ile İİK 276. maddesinin
kıyasen uygulanması gerekir. Çünkü kira nedeniyle verilen tahliye ilamlarının üçüncü kişiye karşı icra hakkında ilamlı icra bölümünde özel bir hüküm yoktur (…, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, … 2013 s.970). Somut olayda takibe konu ilamda yazılı tahliye kararına konu taşınmazda bulunan şikayetçi taşınmazın maliki olup İİK’nın 276/1 maddesi gereğince taşınmazı işgalde haklı olduğunu tapu kaydı ile ispatladığı için taşınmazdan zorla tahliye edilemez.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kiralayan vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.