YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5480
KARAR NO : 2012/5761
KARAR TARİHİ : 13.07.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Kasten Yaralama, Mala Zarar Verme, Suç Üstlenme
HÜKÜM : Sanık …:
a) Sanığın …’e yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.’nun 81/1, 35/2, 29, 62, 53/1-3 madde ve fıkraları gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Sanığın …’e yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.’nun 81/1, 35/2, 29, 62, 53/1-3 madde ve fıkraları gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık … ve …:
a) Sanığın …’a yönelik Kasten Yaralama suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.’nun 86/2, 86/3-e, 62, 52/2 madde ve fıkraları gereğince 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b) Sanığın …’a yönelik Kasten Yaralama suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.’nun 86/2, 86/3-e, 62, 52/2 madde ve fıkraları gereğince 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
c) Sanığın …’a yönelik Kasten Yaralama suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.’nun 86/2, 86/3-e, 62, 52/2 madde ve fıkraları gereğince 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık …:
a) Sanığın …’e yönelik Kasten
Yaralama suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.nun 86/2, 86/3-e, 31/3, 62, 52/2 madde ve fıkraları gereğince 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b) Sanığın Mala Zarar Verme suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.’nun 151/1, 29, 31/3, 62, 52/2 madde ve fıkraları gereğince 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
c) Sanığın suç üstlenmek suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.’nun 270/1-son maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına,
TÜRK MİLLETİ ADINA
A-)07/10/2010 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 23/07/2009 gün ve 65-114 sayılı kararı ile 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendinin iptal edildiği ve 6217 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihine kadar bu hususta yeni bir düzenleme yapılmadığı, 30.12.2010 olan hüküm tarihi de dikkate alındığında, adli para cezalarına ilişkin hükümlerin miktara bakılmaksızın temyize tabi olduğu anlaşılmakla, tebliğnemedeki sanıklar …, … hakkında mağdurlar …, … ve …’ı kastan yaralama, sanık … hakkında mağdur …’i kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddi düşüncesi benimsenmemiştir.
B-)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …, …’in mağdurlar …, … ve …’ı kasten yaralama, sanık … …’in mağdurlar … ve …’i öldürmeye teşebbüs, sanık …’ın mağdur …’u kasten yaralama, mala zarar verme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık …’ın suç üstlenme suçundan şahsi cezasızlık sebebi ile TCK.nun 270/1, CMUK.nın 223/4-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan sanıklar … ve … müdafiinin sanıklar müdafii olarak sübuta, tahrikin ağır olduğuna, katılanlar vekili olarak tahrik bulunmadığına, vekalet ücretinin ayrı ayrı takdir edilmesi gerektiğine yönelen, sanık … müdafiinin suçların niteliğine, TCK.nun 25, 27, 28. maddelerinin uygulanması gerektiğine, tahrikin ağır olduğuna ilişen sanık … müdafiinin yasal savunma koşullarının oluştuğuna, sair nedenlere ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
1-)Sanıklar … ve …’in, mağdurlar …, ve …’ı kasten yaralama, sanık …’ın mağdur …’i öldürmeye teşebbüs, sanık …’ın mağdur …’u kasten yaralama, mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile suç üstlenmeden kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmün tebliğnamedeki düşünceye kısmen aykırı olarak ONANMASINA,
2-) Sanık … hakkında mağdur …’i öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa, dosya içeriğindeki delillere ve Adli Tıp Kurumu Niğde Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.04.2010 tarihli rapor içeriğine göre, sanığın bıçakla mağdur …’a sırt ve batın bölgesinden birer kez vurduğu, kolon yaralanması meydana getirerek yaşamsal tehlike geçirmesine, kalın barsak çıkartılması nedeniyle organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu olayda, teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35.maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine 10 yıl hapis cezası tayin edilerek eksik ceza verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan … vekili ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 13/07/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.