Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15032 E. 2023/2654 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15032
KARAR NO : 2023/2654
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ulus (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.11.2013 tarihli ve 2010/132 Esas, 2013/358 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

2. Ulus (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.11.2013 tarihli ve 2010/132 Esas, 2013/358 Karar sayılı kararının katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 22.01.2018 tarihli ve 2016/17430 Esas, 2018/615 Karar sayılı kararı ile özetle katılanlar … ve …’ın aşamalarda birbiri ile uyumlu beyanları, katılanların yaralanmaları hakkında düzenlenen doktor raporları, tanık …’ın katılanların beyanlarını doğrulayan yeminli anlatımı ve tüm dosya kapsamı uyarınca, sanıklar …, … ve …’ın katılan …’e yönelik eylemleri sabit olduğu halde mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi ve katılanın yüzündeki yaralanmanın yüzde sabit iz olduğuna ilişkin raporun altı aylık süre geçmeden alınması nedeniyle adli tıp kriterlerine uygun olmayan raporun hükme esas alınarak hüküm kurulması gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2018/102 Esas, 2020/207 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2018/102 Esas, 2020/207 Karar sayılı kararının katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.09.2021 tarihli ve 2021/9818 Esas, 2021/12690 Karar sayılı kararı ile özetle sanık … üzerine atılı suça ilişkin cezanın alt sınırının beş yılı hapis cezası olması nedeniyle savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeden talimat yolu ile alınarak savunma hakkının kısıtlanması ve sanıklara iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince ek savunma hakkı tanınmaması gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2021/392 Esas, 2022/205 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçu işlemediğine dair delil bulunmadığına, suçun nitelikli halini işlemediğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, katılan hakkında düzenlenene adli tıp raporunun yetersiz olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

2. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, katılanın adli tıp raporunun yetersiz olduğuna, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, hükmün gerekçesinin yetersiz olduğuna, mevcut delil durumuna göre sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

3. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçun nitelikli halini işleme kastı olmadığına, bozmadan sonra dinlenen tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ve aynı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan hakkında düzenlenen adli tıp raporunun yetersiz olduğuna, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, lehe indirimlerin uygulanmasına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü katılanın, yeğeni tanık … ile birlikte köy okulunun arka tarafında bulunan ağaçtan ceviz toplamaya gittikleri, bu sırada aralarında kadastro işlemleri nedeniyle husumet bulunan sanık … ile … ve … ‘in ceviz ağacının yanına geldikleri, taraflar arasında katılan ve yeğeninin ceviz toplaması nedeniyle tartışma çıktığı ve kavgaya dönüştüğü, sanık … ile … ‘in katılanın kolundan tuttukları, …’un ise elinde bulunan ancak ele geçirilemeyen sopa ile katılana vurmaya başladığı, ardından olay yerinde sanık …’nin, sanık … ile birlikte ellerinde taş ve sopa olduğu halde geldikleri, sanık …’in katılanı kollarından tutarak okul duvarına yasladığı ve sanık …’a “Tam zamanı vur” demesi üzerine sanık …’ın elinde bulunan taşı katılanın başına vurmak suretiyle katılanı yaraladığı, sanıkların eylemi neticesinde katılanın sol kaşın üzerinde 3 cm boyutunda 0,5 mm derinliğinde laserasyon, sırt sol alt kadranda 3×2 cm boyutunda darp izi, sol bacak lateralde 7×10 cm ekimoz, sol baldırda 4×6 cm ekimoz, klavikula altında 3×2 cm ve 3×1 cm çapında hassasiyet ve kızarıklık, sağ kolda 4×5 cm ve 6×1 cm boyunda ekimoz meydana gelecek şekilde yaralandığı, katılanın yaralanmasına ilişkin … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 30.12.2019 tarihli adli rapora göre sol kaşında meydana gelen yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, diğer yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği anlaşılmıştır.

2. Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, adli raporlar, tutanaklar, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Ayrıntılarına Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı paragrafında yer verilen Yargıtay Bozma ilamında da belirtildiği üzere katılanlar … ve …’ın aşamalarda birbiri ile uyumlu beyanları, katılanların yaralanmaları hakkında düzenlenen doktor raporları, tanık …’ın katılanların beyanlarını doğrulayan yeminli anlatımı ve tüm dosya kapsamı uyarınca, sanık …’ün katılan …’a yönelik eyleminin sabit olduğu, sanık …’ün yanındaki … ve … ile başlattığı kavgaya sanıklar … ve …’in iştirak ettikleri gözetildiğinde, Mahkemece sanık … hakkında kurulan hükümde isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından Tebliğname’nin bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Sanık … sanığın suçu işlemediğine dair delil bulunmadığına, suçun nitelikli halini işlemediğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, katılan hakkında düzenlenen adli tıp raporunun yetersiz olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire, sanık … müdafiinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, katılanın adli tıp raporunun yetersiz olduğuna, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, hükmün gerekçesinin yetersiz olduğuna, mevcut delil durumuna göre sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık … müdafiinin sanığın suçun nitelikli halini işleme kastı olmadığına, bozmadan sonra dinlenen tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan hakkında düzenlenen adli tıp raporunun yetersiz olduğuna, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, lehe indirimlerin uygulanmasına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin katılan ve tanık beyanları ile katılanın yaralanmasına ilişkin adli rapor içerikleri ile saptandığı, katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen adli tıp raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, katılandan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin bulunmadığı, sanıkların işledikleri suç bakımından inceleme tarihi itibariyle dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2021/392 Esas, 2022/205 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.