YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8690
KARAR NO : 2023/1477
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ilamlı icra takibine karşı şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, … İcra Dairesi’nin 2021/4786 Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen 07.04.2021 tarihli icra emrinin iptaline karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu şikayet dilekçesinde; takipte tarafların yanlış gösterildiğini, dayanak ilamda … vekili olmalarına rağmen diğer borçlu … vekili olarak gösterildiklerini ve icra emrinin bu borçlunun vekili olarak kendilerine tebliğ edildiğini, takip talebinde faize faiz işletildiğini şikayetle takibin veya icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; icra emrinde davacı borçlunun vekilinin isminin yanlış yazılmış olmasının sehven yapılmış bir hata olduğunu, bu durumun takip konusunun esasını etkilemediğini, takip talebinde faize faiz de istenmediğini, aksi kabul durumunda da takibin değil sadece icra emrinin iptal edilebileceğini beyanla, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından takip tarihine kadar asıl alacağa işlemiş olan faize, takip tarihinden sonra yeniden faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, öte yandan somut olayda takip dosyası ile başlatılan takipte alacaklı vekili tarafından icra takip dosyasına sunulan takip talebinde borçlu … vekilinin Av., dava dışı borçlu …vekilinin Av. … olarak gösterildiği, ödeme emri tebligatlarının da bu doğrultuda adı geçen vekillere tebliğ edildiği, takibe dayanak ilamda davacı borçlu … vekilinin Av. … olduğu, takibe dayanak ilamda davacı borçlu … vekili olarak bulunan Av. …’a icra emri tebliğ edilmemesinin, davacı borçlu …’ın vekili olarak Av…..’ın gösterilmesi ve bu vekile tebligat yapılmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğu, bu yanlışlığın icra emrinin düzeltilmesi ile giderilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; tarafların kurum alacağından müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, sehven yapılan hata nedeni ile icra emrinin iptaline karar verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca sadece asıl alacak kalemi yönünden faiz talep ettikleri, faize faiz yürütülmesinin de söz konusu olmadığı beyanı ile istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; faize faiz yürütülmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 121/2 (B.K 104/son) maddesi gereğince mümkün olmadığı, takip konusu toplam alacak içinde işlemiş faiz alacağının da bulunduğu, takip tarihinden sonra işleyecek faiz talebi yönünden bir açıklama yapılmadan “alacağın tahsili tarihine kadar faizi ile tahsilinin” istendiği, böylelikle işlemiş faiz alacağı için de takip sonrasında faiz talebinde bulunulmuş olduğu, diğer yandan takip talebinde ve icra emrinde iki borçlunun vekillerinin ters şekilde gösterildiği, bu nedenle icra emrinin de iki borçlu yönünden de diğer borçlunun vekiline tebliğ edilmiş olduğu, bu hususun maddi hatadan kaynaklanmakta olup alacaklı vekilinin de bu hatayı kabul ettiği, takibin doğru şekilde başlatılıp yürütülmesi için mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmesinde usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; şikayet konusu icra emrindeki borçlu-vekil isimleri yönünden ileri sürülen hatanın sehven gerçekleştirildiği, bunun usulsüzlük teşkil etmediği ve bunun için icra emrinin iptalinin gerekmediği, sadece asıl alacak kalemleri yönünden yıllık adi kanuni faiz talep ettikleri, asıl alacak kalemleri dışında faiz talep etmedikleri iddiaları ile temyiz taleplerinin kabulü ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık ilamlı icra takibine karşı şikayet istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK 16, 6098 sayılı 121/2. (B.K. 104/son madde), 7201 sayılı Tebligat Kanunu 11 ve sair ilgili madde hükümleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.