YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16849
KARAR NO : 2023/3849
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/18 E., 2022/317 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 2. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli ve 2015/314 Esas, 2015/639 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet (5846 sayılı Kanun) suçundan, aynı Kanun’un 71 … maddesinin birinci fıkrası ve 81 … maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince neticeten 8.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu
eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/11906 Esas, 2021/10230 Karar sayılı ilâmıyla, hüküm tarihinden sonra Anayasa Mahkemesinin 12.06.2020 tarihli ve 2019/74 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile 5846 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin onüçüncü fıkrasının iptal edilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurularak sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu ve Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/111 Esas, 2014/442 sayılı kararı ile verilip temyiz edilmeksizin kesinleşen dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 2. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/18 Esas, 2022/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 71 … maddesinin birinci fıkrası ve 81 … maddesinin onüçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 10.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kesinleşen dosyasından verilen 8.100,00 TL adlî para cezasının mahsubu ile neticeten 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.29.12.2013 tarihinde sanığın tezgah üzerinde kitap satışı yaptığının güvenlik güçleri tarafından görülmesi üzerine, 1051 adet kitap ele geçirildiği, bunlardan 167 adet kitabın bandrolsüz olduğu tespit edilmiştir.
2.Ele geçen kitaplar hakkında düzenlenen bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.
3.Meslek birliklerince sunulan hak sahipliğini ispatlamaya yönelik belgeler dosya arasına alınmıştır.
4.Sanık aşamalardaki savunmalarında, ele geçen kitapları internetten satın aldığını bandollü olup olmadıklarına ilişkin bilgi sahibi olmadığını beyan etmiştir.
5.Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Sanığın sahibi olduğu tezgah üzerinde satışa sunduğu kitaplardan 167 adet kitabın bandrolsüz ve korsan basım olduğunun tespit edilmesi, katılan … vekilinin 6 aylık kanuni şikâyet süresi içerisinde hak sahipliğini ispatlamaya yönelik hukuken geçerli belgelerini sunduğunun anlaşılması
karşısında, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun’un suç tarihinde yürürlükte bulunan 71 … maddesinin birinci fıkrası ve 81 … maddesinin onüçüncü fıkrasının uygulanması gerekmekte ise de, bozma ilâmında da belirtildiği üzere, 17.07.2020 tarih ve 31188 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 12.06.2020 tarihli ve 2019/74 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile 5846 sayılı Kanun’un 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 143 üncü maddesiyle değiştirilen 81 … maddesinin on üçüncü fıkrasında düzenlenen “Bandrol yükümlüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71’… maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71’… maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak; verilen ceza üçte biri oranında artırılır.” hükmünün iptal edilmiş olması da gözetilerek, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi delaletiyle, 5846 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin dördüncü fıkrasına uyduğu halde, bozma ilâmında da belirtilmiş olmasına karşın, yazılı şekilde 71 … maddesinin birinci fıkrası ve 81 … maddesinin onüçüncü fıkrasının uygulanması suretiyle hüküm kurulması,
2.Zincirleme suç kapsamında değerlendirilen Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/111 Esas, 2014/442 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, anılan dava dosyasının bu aşamada zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeyerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen 8.100,00 TL adlî para cezasının hükmolunan netice cezadan mahsup edilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 2. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/18 Esas, 2022/317 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.