YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21581
KARAR NO : 2023/5011
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 22.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 56 ıncı maddesi yollamasıyla 5395 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2016/31 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısı 01.04.2016 tarihli temyiz talebinde;
“Mahkeme gerekçesinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 30.06.2015 tarihinde SSÇ’ye tebliğ edildiğini, ikinci eylemin gerçekleştirildiği tarihin 26.06.2015 olduğunu, SSÇ’nin hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve denetiminden haberi olmadığı, SSÇ hakkında verilen denetim kararının henüz kesinleşmediği ve başlamadığı, bu nedenle SSÇ’nin eymenini ihlal nedeni sayılamayacağından dava şartlı gerçekleşmediğinden davanın düşürülmesine karar verilmiştir.
Ancak Kanun koyucu CMK 171. maddesine göre kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi halinde erteleme süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağına dair herhangi bir tarih öngörmemiştir. O halde erteleme süresinin kamu davasının açılması kararının kesinleşmesinden itibaren mi yoksa karar tarihinden itibaren mi başlayacağı hususunun bir önemi kalmamaktadır. Çünkü bahse konu olayda suçtan zarar gören kişi olmadığından karar tarihi itibariyle karar karşı itiraz yolu kapalıdır. Bu nedenle bu tarihten sonra şüphelinin 26.06.2015 tarihinde yeniden uyuşturucu kullanması ile eldeki soruşturmada kamu davası açma şartları oluşmuş olup, Mahkemece mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken dava şartının gerçekleşmediğinden davanın düşürülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı” olduğunu beyan etmiştir.
III. GEREKÇE
1. UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre 10.01.1998 doğumlu olan ve suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 10.03.2016 tarihli duruşma olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2016/31 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.