Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14084 E. 2023/3545 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14084
KARAR NO : 2023/3545
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Pazar (Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2014/401 Esas, 2015/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Pazar (Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2014/401 Esas, 2015/127 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.06.2017 tarihli ve 2017/18623 Esas, 2017/16177 Karar sayılı kararı ile eylemin 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/241 Esas, 2018/337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve (son) cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, suçu eşi … ‘un işlediğine, kendisinin suçsuz olduğuna ve bu nedenle hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık tarafından sahibinden.com adli internet sitesine telefon satışı için ilan verildiği, katılanın ilanda yer alan telefon numarasını aradığında karşı tarafın kendisini … olarak tanıttığı, tarafların telefonun satılması konusunda anlaştıkları, telefondaki şahsın verdiği hesap numarasına katılan tarafından 320,00 TL paranın yatırıldığı, ancak daha sonra kendisine telefon yerine yazıcı toneri gönderildiği, böylece sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık soruşturma aşamasında ve mahkemedeki sorgusunda suçlamaları kabul etmiş, bozma sonrası alınan beyanında ise suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Dosya arasında bulunan cevabi yazılara göre hesap numarasının sanık …’a ait olduğu ve katılan tarafından olay tarihinde para gönderildiği tespit edilmiştir.
4. Mahkemece sanığın her türlü tesirden uzak soruşturma aşamasında olay sonrası alınan beyanında ikrarı içeren savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/241 Esas, 2018/337 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın ve cezanın alt sınırdan tayin edildiği belirtilmesine karşın, adli para cezasında temel cezanın 50 gün olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini ve Tire Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2013 tarihli ve 2012/599 Esas, 2013/531 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yaralama suçundan doğrudan hükmedilen 1.500,00 TL adli para cezasının hükmün verildiği tarih itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/241 Esas, 2018/337 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin kısımdan sırasıyla “50 gün” ve “1.000,00 TL” ibarelerinin çıkartılarak yerine, sırasıyla “32 gün” ve “640,00 TL” ibarelerinin eklenmesi, ayrıca yine hüküm fıkrasından 58 inci maddenin uygulanmasına ilişkin hükmün tümden çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.