Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/13481 E. 2023/3509 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13481
KARAR NO : 2023/3509
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2012 tarihli ve 2012/47 Esas, 2012/64 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 50,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2012 tarihli ve 2012/47 Esas, 2012/64 Karar sayılı kararının sanık … müdafii ile sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.03.2013 tarihli ve 2013/4893 Esas, 2013/4325 Karar sayılı kararı ile sanıkların …’e yönelik eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalan dolandırıcılık, katılan …’ten 32.000,00 TL alıp sahte düzenlenen vekâleti vermeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinin de tamamlanan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, oluşa uygun düşmeyen gerekçeyle ve teşebbüs eyleminin hangi suç için kabul edildiği de denetime izin verecek şekilde kararda gösterilmeden hüküm kurulması; oluşa uygun şekilde eylemin karar gerekçesinde 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında bulunduğu kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince ceza tayin edilmek suretiyle hükmün karıştırılması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2013 tarihli ve 2013/151 Esas, 2013/151 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 50,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2013 tarihli ve 2013/151 Esas, 2013/151 Karar sayılı kararının sanık … müdafii ile hakkındaki mahkûmiyet hükmü bilahare kesinleşen sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.02.2016 tarihli ve 2013/23401 Esas, 2016/2093 Karar sayılı kararı ile sanıkların şikayetçi …’in arsasını sahte vekâletname ile satmaya teşebbüs ettikleri, şikayetçi …’e yönelik iddianamede anlatımı bulunan eylemlerinin nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve katılan …’e yönelik eylemlerinin de, menfaatin kısmen elde edilmesiyle tamamlanmış olması nedeniyle tamamlanmış nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden farklı mağdurlara yönelik eylemlerine göre cezalandırılmaları gerekirken tek eylem kabul edilerek teşebbüsten mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2017 tarihli ve 2016/203 Esas, 2017/569 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında …’e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; …’e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; bozma öncesi 1 yıl 6 ay hapis ve 50,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşıldığından, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış … göz önüne alınarak neticeten 1 yıl 6 ay hapis ve 50,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli karar tebliğine rağmen başkaca herhangi bir dilekçe sunmadığı anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında; haklarındaki mahkûmiyet hükümleri kesinleşen sanıklarla iştirak halinde, önceye dayalı arkadaşlığı bulunan şikayetçi …’den arsasının satılması konusunda yardımcı olacağı bahanesiyle kimlik fotokopisini alıp, hazırladıkları sahte nüfus cüzdanı ile …’in bilgisi dışında Bakırköy 23 Noterliğinde … tarafından arsayı satın almak isteyen katılan …’e verilmiş gibi arsanın satışına yetki veren sahte vekâletnameyi düzenlettirdikleri, bu vekâletnameyi …’e vererek anlaştıkları satış parasının yarısı olan 32.000,00 TL’yi aldıkları, katılan …’ün oğlu Sezer ile birlikte tescil işlemini yapmak için tapuya gittiğinde tapu kaydındaki fotoğraf ile vekâletnamedeki fotoğrafın farklı olduğunun tespit edilmesi üzerine devir işleminin gerçekleştirilmediğinden bahisle nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Şikayetçi … soruşturma aşamasındaki anlatımında; sanık …’ün asker arkadaşı olduğunu, sahibi olduğu arsadan haberdar olduğunu, 2011 yılı Eylül ayında arsayı satıp satmadığını sorduğunu, satmadığını ancak satabileceğini söylemesi üzerine …’nin aracılık edebileceğini söyleyerek bir müddet sonra tanımadığı bir şahısla evine geldiğini, arsayı satacaklarını söyleyerek kimlik ve tapu fotokopisi ile fotoğrafını aldıklarını, sonradan sahte vekâletname ile arsasını satmaya çalıştıklarını öğrendiğini beyan etmiştir.
3. Katılan … anlatımlarında; … tarafından düzenlenmiş gibi görünen ve kendisine satış yetkisi veren vekâletname ile tapu’ya gittiğinde, vekâletnamenin sahte olduğunun anlaşıldığını, sanık …’ün arsa sahibi Vadettinmiş gibi kendisiyle konuştuğunu beyan etmiştir.
4. Sanık sorgusunda; arkadaşı olan şikayetçi …’in arsasının satışı konusunda kendisinden yardım istediğini, hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen …’ın kendisini arayarak arsaya müşteri bulacağını söylemesi üzerine … ile …’ı görüştürdüğünü, sonradan olanlara ilişkin bilgisinin olmadığını beyan ederek, yüklenen suçu kabul etmemiştir.
5. Mahkemenin, 02.05.2013 tarihli ve 2013/151 Esas, 2013/151 Karar sayılı kararı ile sanığın olayda kullanılan sahte vekâletname nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 24.02.2016 tarihli ve 2013/23401 Esas, 2016/2093 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İddia, savunma, teşhis tutanakları, şikayetçi ve katılan anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında, kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2017 tarihli ve 2016/203 Esas, 2017/569 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.