Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/415 E. 2023/4671 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/415
KARAR NO : 2023/4671
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.07.2010 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2011 tarihli kararı ile iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci madde uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 05.05.2014 tarihinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının tartışılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hususunda karar verilmesi gerektiğinin bozma kararı vermiştir.
4. Bozma sonrası Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2014 tarihli kararı ile iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 31.10.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
5. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2018 tarihli ve 2019/331 Esas, 2020/277 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/178 Esas, 2021/771 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanunu’nun 267 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz istemleri,
1. Sanığın atılı suçu işlemediğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın katılana traktör alım satım nedeniyle 24.000,00 TL olarak imzalayıp verdikten sonra senedi aslında 2.000 TL bedelle düzenlendiğini, katılanın 24.000,00 TL olarak değiştirdiği ve icra takibi yaptığı iddiasıyla resmi mercie suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediğine ilişkindir.
2. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 05.07.2010 tarihli uzmanlık raporunda; senet üzerindeki 24.000 rakamları ve yirmi dört bin yazıları üzerinde tahrifat yapılmadığı ve senet üzerindeki imzanın sanığa ait olduğu belirlenmiştir.
3. Katılan … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 26.07.2010 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın senet altındaki imzanın ve senet üzerindeki yazıların Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 05.07.2010 tarihli uzmanlık raporunda, sanığa ait olduğunun, senet üzerinde tahrifat yapılmadığının anlaşılması üzerine mağdur hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan
ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi karşısında, sanığa yüklenen eylemin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, sanığın sübuta ve eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna yönelik temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; bozma kararından önce verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.07.2011 tarihli kararında, hükmolunan hapis cezasının ertelendiği gözetilmeden, bozma kararından sonra hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilen sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı olarak erteleme hükümleri uygulanmayarak kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme sonuç cezanın belirlendiği bölümden sonra gelmek üzere “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, sanığın aynı Kanun’un 51 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1 YIL DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA, 51 nci maddesinin yedinci fıkrası gereğince denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde hükmedilen cezanın tamamının veya bir kısmının bir infaz kurumunda çektirileceği yönünde karar verileceği hususunun sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi ve 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde karar verildi.