Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/874 E. 2023/16553 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/874
KARAR NO : 2023/16553
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü maddeleri uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; sanığın cezalandırılmasını gerektirir hiçbir somut delilin bulunmadığına, sanık tarafından olayın samimi şekilde anlatılmış olmasına karşın savunmalarının sabıkalı kişiliği nedeniyle esas alınmadığına, hükmün yasal dayanaktan yoksun olması ve re’sen görülecek nedenlerle bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda doktor olarak görev yaptığı, suç tarihinde gelen ihbar üzerine sanığın evine, yanında Acil Tıp Teknisyenleri ile birlikte gittikleri, sanığa müdahale ettikleri esnada sanığın mağdur ile acil tıp teknisyenlerine yönelik “O… çoçukları…” demek suretiyle hakaret ettiği iddiasıyla sanık hakkında açılan davada sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. Tanıklar … ile …’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanık hakkında alınan adli rapor dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden
Mağdurun aşamalardaki beyanlarının, tanıklar … ile … tarafından doğrulanması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine ve sanığın sabıka kaydı incelendiğinde, engel mahkûmiyetinin bulunması ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının sanık hakkında uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirinde, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın birden fazla görevliye hakaret etmesine karşın, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması,
2. Sanık hakkında, özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi yerine aynı Kanun’un genel tahrike dair 29 uncu maddesinin tartışılması,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.